ABD'de 'patlayıcı ishal' olarak bilinen Cyclospora parazitinin yol açtığı salgın büyümeye devam ediyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, 31 eyalette toplam 582 doğrulanmış vaka bulunuyor. Salgın nedeniyle en az 86 kişi hastaneye kaldırılırken, can kaybı yaşanmadı. Yetkililer, parazitin genellikle kontamine yiyecek veya su yoluyla bulaştığını belirtiyor ve salgının kaynağını tespit etmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Gelişmenin arka planı
Cyclospora cayetanensis adlı tek hücreli parazit, bağırsak enfeksiyonuna yol açarak sulu ve bazen 'patlayıcı' nitelikte ishale neden oluyor. Kuluçka süresi ortalama bir hafta olan parazit, belirtiler arasında iştah kaybı, kilo düşüşü, karın krampları, şişkinlik, gaz, bulantı ve yorgunluk da bulunuyor. Belirtiler genellikle birkaç gün ila bir ay sürebiliyor, ancak bazı hastalarda haftalarca devam edebiliyor. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ve çocuklarda daha ağır seyreden enfeksiyon, tedavi edilmezse uzun süreli sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
CDC, salgını ilk olarak Nisan 2024'te duyurmuştu. O tarihten bu yana vaka sayıları düzenli olarak artıyor. Sağlık yetkilileri, salgının muhtemelen ortak bir gıda kaynağından kaynaklandığını düşünüyor. Geçmişte benzer salgınlarda ithal taze ürünler, özellikle de ahududu, fesleğen ve karışık salatalar başlıca suçlu olarak belirlenmişti. Şu anki soruşturma kapsamında, hastalara hangi gıdaları tükettikleri soruluyor.
Cyclospora enfeksiyonu, genellikle tropikal ve subtropikal bölgelerde yaygın olmakla birlikte, ABD'de her yaz aylarında salgınlar görülüyor. Parazit, dışkıyla kontamine olmuş yiyecek veya su yoluyla bulaşıyor ve kişiden kişiye doğrudan bulaşmıyor. Bu nedenle, uluslararası seyahat öyküsü olmayan kişilerde görülen vakalar, çoğunlukla ithal gıda tüketimiyle ilişkilendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Cyclospora salgınları yalnızca ABD'de değil, dünya genelinde de rapor ediliyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde hijyen koşullarının yetersiz olduğu bölgelerde endemik olarak görülen parazit, uluslararası gıda ticareti sayesinde sınırları aşabiliyor. ABD, meyve ve sebzelerinin büyük bir kısmını Latin Amerika ülkelerinden ithal ediyor; bu da salgın riskini artırıyor. Geçmişte Meksika, Guatemala ve Peru'dan gelen ürünlerle bağlantılı salgınlar yaşanmıştı.
Küresel tedarik zincirleri, gıda güvenliği denetimlerini daha da önemli hale getiriyor. Bir ülkede başlayan bir salgın, hızla başka kıtalara yayılabiliyor. Bu durum, ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği standartlarını sıkılaştırmasını ve uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gıda kaynaklı hastalıkların küresel yükünü azaltmak için üye ülkelerle ortak çalışmalar yürütüyor.
ABD'deki salgının boyutu, henüz geçmiş yıllardaki büyük salgınların gerisinde kalsa da vaka sayısındaki artış endişe yaratıyor. 2018'de 18 eyalette 238 vaka bildirilmişken, 2023'te bu sayı 31 eyalette 582'ye yükseldi. Sağlık otoriteleri, tüketicilere sebze ve meyveleri iyice yıkamaları, çiğ tüketilen ürünlerde dikkatli olmaları uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de Cyclospora salgınına ilişkin bir rapor bulunmamakla birlikte, küresel gıda ticareti nedeniyle bu tür salgınların ülkeye sıçrama riski mevcuttur. Türkiye, özellikle yaz aylarında yoğun turist akınına uğramakta ve bu da gıda kaynaklı hastalıkların yayılma riskini artırmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin ithal ettiği taze meyve-sebze ürünlerinin büyük kısmı tropikal ve subtropikal bölgelerden gelmektedir. Salgın, gıda güvenliği denetimlerinin ve uluslararası standartlara uyumun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkiye'nin, Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla ithal ürünlere yönelik denetimleri artırması, halk sağlığını korumak açısından kritik öneme sahiptir.