ABD ordusu, 2027 yılında Palau’da en büyük denizaşırı inşaat projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Pasifik’teki küçük ada ülkesi, bu tarihte ABD askeri inşaatlarının merkezi haline gelecek. Proje, Washington’ın Çin’e karşı bölgedeki askeri varlığını güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Palau hükümeti ise ekonomik kalkınma ve güvenlik işbirliği beklentisiyle projeyi destekliyor. Ancak ülke içinde ve bölgede, adanın olası bir çatışmanın hedefi haline gelmesinden korkuluyor.
Gelişmenin Arka Planı: ABD’nin Pasifik Stratejisi ve Palau’nun Konumu
ABD’nin Palau’daki askeri inşaat hamlesi, uzun süredir devam eden Pasifik’teki güç dengeleri mücadelesinin son halkası. Palau, stratejik olarak Batı Pasifik’te, Filipinler’in doğusunda ve Guam’ın güneybatısında yer alıyor. Ülke, 1982’den bu yana ABD ile serbest ortaklık anlaşması (Compact of Free Association) çerçevesinde savunma işbirliği yürütüyor. Bu anlaşma kapsamında ABD, Palau’nun savunmasından sorumlu ve ada ülkesine ekonomik yardım sağlıyor. 2027’de başlayacak inşaat projesiyle Palau’da liman tesisleri, havaalanı altyapısı ve askeri üslerin modernizasyonu hedefleniyor. ABD Savunma Bakanlığı yetkililerine göre, bu projeler ABD’nin bölgedeki “serbest ve açık Hint-Pasifik” stratejisini destekleyecek. Ayrıca, Çin’in artan askeri faaliyetlerine karşı caydırıcılık sağlanması amaçlanıyor.
Palau’nun nüfusu sadece 18 bin civarında. Ülke ekonomisi büyük ölçüde turizm ve ABD yardımlarına bağlı. COVID-19 salgını sırasında turizm gelirlerinin çökmesi, Palau’yu ekonomik olarak zor durumda bıraktı. ABD ile yapılan yeni anlaşmalar çerçevesinde, 2024’te onaylanan 889 milyon dolarlık yardım paketi, ülkenin ekonomik istikrarı için kritik önemde. Askeri inşaat projeleri ise yerel istihdam yaratacak ve altyapıyı iyileştirecek. Ancak Palau Devlet Başkanı Surangel Whipps Jr., ülkesinin “savaş alanı” haline gelmesini istemediklerini açıkça dile getirdi. Whipps, ABD’nin askeri varlığının savunma amaçlı olduğunu savunsa da, halk arasında endişe devam ediyor.
Çin, ABD’nin Palau’daki askeri yığınağını “bölgesel istikrarı bozucu” olarak nitelendiriyor. Pekin yönetimi, Pasifik adalarında artan ABD askeri varlığının kendi güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Soğuk Savaş zihniyetiyle yapılan bu tür hamleler, bölgede gerilimi tırmandırır” açıklamasında bulundu. Öte yandan, Çin’in de Pasifik’te ekonomik ve diplomatik etkisini artırma çabaları var. Palau, Tayvan ile diplomatik ilişkilerini sürdüren az sayıdaki ülkeden biri. Bu durum, Çin ile Palau arasındaki ilişkileri zaten gergin tutuyor. ABD’nin askeri yatırımları, Palau’nun Tayvan yanlısı duruşunu daha da önemli kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Pasifik’te Artan Gerilim
ABD’nin Palau’daki hamlesi, sadece ikili bir mesele değil. Bu gelişme, Hint-Pasifik bölgesindeki geniş çaplı güç mücadelesinin bir yansıması. ABD, son yıllarda Guam, Kuzey Mariana Adaları ve Filipinler’deki askeri varlığını artırdı. Ayrıca Avustralya’ya nükleer denizaltı teknolojisi sağlanması (AUKUS anlaşması) ve Japonya ile savunma işbirliğinin derinleştirilmesi, Çin’i çevreleme stratejisinin parçaları. Çin ise karşı hamle olarak Solomon Adaları ile güvenlik anlaşması imzaladı ve bölgedeki ada ülkelerine altyapı yatırımları yapıyor. Pasifik’teki bu rekabet, küçük ada ülkelerini iki büyük güç arasında seçim yapmaya zorluyor. Palau gibi ülkeler için bu dengeyi korumak zor. Ülke, ABD ile savunma işbirliğini sürdürürken, Çin ile ekonomik ilişkilerini de geliştirmek istiyor. Ancak artan askeri varlık, bu dengeyi bozabilir.
Uzmanlar, Palau’daki askeri inşaatların tamamlanmasıyla birlikte adanın olası bir çatışmada öncelikli hedef haline gelebileceği uyarısında bulunuyor. Jeopolitik analistlere göre, Tayvan krizi veya Güney Çin Denizi’ndeki bir çatışma durumunda, Palau’daki ABD üsleri Çin’in ilk hedefleri arasında yer alabilir. Bu da ada halkı için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Palau yönetimi, ABD’den savunma garantisi ve hava savunma sistemleri talep ediyor. Ancak bu talepler henüz net bir yanıt bulmuş değil. Öte yandan, bölgedeki diğer ada ülkeleri de benzer endişeler taşıyor. Mikronezya Federal Devletleri ve Marshall Adaları da ABD ile savunma anlaşmalarına sahip. Bu ülkelerde de ABD askeri varlığının artması bekleniyor. Dolayısıyla, Pasifik’te geniş bir askeri yığınağından söz etmek mümkün.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Palau’daki askeri yığınağı, doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmiyor; ancak küresel güç dengeleri açısından dolaylı etkileri olabilir. Çin-ABD rekabetinin Pasifik’te tırmanması, NATO’nun Asya-Pasifik’e yönelik ilgisini artırabilir ve Türkiye’nin ittifak içindeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, olası bir çatışma küresel ticaret yollarını ve enerji fiyatlarını sarsarak Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Türkiye, savunma sanayii ve deniz güvenliği alanında kendi bağımsız politikalarını geliştirirken, büyük güçler arasındaki gerilimin yansımalarını dikkatle izlemeli.