ABD Askerlik Şubesi (Selective Service System), gelecekteki bir savaş senaryosunda uygulanması muhtemel yeni bir askerlik taslağı modelini simülasyon ortamında test etti. Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında elde edilen belgelere göre, bu model 55 yıl önce Vietnam Savaşı döneminde uygulanan klasik askere alma yönteminden köklü biçimde farklılaşıyor. Plan, özellikle siber güvenlik, yapay zeka, dil uzmanlığı ve mühendislik gibi kritik alanlardaki sivillerin ‘özel beceri’ kategorisinde orduya kazandırılmasını hedefliyor. Simülasyon, olası bir ulusal kriz durumunda bu vasıflı kişilerin nasıl tespit edileceği, çağrılacağı ve görevlendirileceği üzerine kurgulanmış. Yetkililer, askerlik çağındaki tüm erkeklerin zorunlu kaydını öngören mevcut sistemin yanında böyle bir ‘niş’ taslağın da bulunmasının, ordunun gelecekteki ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmesini sağlayacağını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Askerlik Şubesi uzun süredir, teknolojik savaşın gerektirdiği yetkinliklere sahip sivilleri doğrudan orduya entegre edecek bir mekanizma üzerinde çalışıyordu. FOIA belgeleri, 2023-2024 yılları arasında gerçekleştirilen en az üç farklı masa başı tatbikatının bu konsepti test ettiğini ortaya koyuyor. Tatbikatlarda, düşmanın kritik altyapıya yönelik bir siber saldırı başlatması senaryosu işlenmiş; bu durumda savunma için gerekli olan yazılım uzmanlarının, dil bilen analistlerin ve lojistik mühendislerinin sivil havuzdan hızla seçilerek belirli askeri birimlere atanması simüle edilmiş. Belgelerde, mevcut yasal çerçevenin bu tür bir ‘beceri temelli’ taslağa izin vermediği, ancak Kongre’nin onayı halinde yeni bir düzenleme yapılabileceği kaydediliyor. Ayrıca, 2026 mali yılı bütçe teklifinde Askerlik Şubesi’nin bu tür bir sistem için veri tabanı altyapısı geliştirme çalışmalarına ayrılmış bir kalem bulunduğu da belgeler arasında yer alıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD’nin bu girişimi, küresel çapta artan hibrit tehditler ve teknoloji odaklı savaş konseptleriyle paralellik gösteriyor. NATO’nun son yayımladığı tehdit değerlendirme raporlarında da özel beceriye sahip sivil personelin kriz anında orduya entegrasyonu bir gereklilik olarak vurgulanmıştı. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta siber uzmanların ve drone operatörlerinin kritik rol oynadığı göz önüne alındığında, bu tür bir taslak planı ABD’nin gelecekteki askeri doktrininde bir dönüşümün habercisi olabilir. Uzmanlar, bu modelin başarıyla uygulanması halinde diğer büyük orduların da benzer sistemleri benimseyebileceğini, bunun da savaşın doğasını ‘kitlesel zorunlu askerlik’ten ‘seçkin uzmanlık havuzu’na doğru kaydıracağını öngörüyor. Ayrıca, Çin’in hızla büyüyen teknolojik ordusu karşısında ABD’nin insan kaynağı avantajını korumak için bu yönde bir adım atması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayii ve insan kaynağı politikaları açısından geleceğe dönük ipuçları taşıyor. Türkiye, son yıllarda yerli savunma projeleri ve siber güvenlik alanında önemli atılımlar yaparken, kriz anında özel beceriye sahip sivillerin sisteme entegrasyonu konusunda henüz kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmuyor. ABD’nin bu hamlesi, özellikle siber saldırılar, insansız hava araçları ve istihbarat analizi gibi alanlarda benzer bir ‘beceri taslağı’ modelinin Türkiye için de bir seçenek olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, bu tür bir sistemin kurulması, Türkiye’nin NATO müttefikleriyle ortak harekat kabiliyetini artırabilir. Ancak, uygulamanın toplumsal kabulü ve hukuki altyapısı dikkatle ele alınmalı.