ABD'nin Hindistan Büyükelçisi Sergio Gor, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu hafta sonu Orta Asya'ya yapacağı ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada, ABD'nin kaynak zengini Orta Asya'da "rekabet etmek" istediğini belirtti. Gor, Perşembe günü New Delhi'de düzenlediği basın toplantısında, bu hafta sonu yapılacak C5+1 bakanlar toplantısının ABD ile Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti. C5+1, ABD ile Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan arasındaki çok taraflı diyalog platformu olarak biliniyor. Toplantı, Çin'in bölgedeki artan etkisi ve ABD'nin Asya'daki stratejik çıkarları açısından kritik bir dönemeçte gerçekleşiyor.
Arka Plan: C5+1 ve Büyüyen Çin Etkisi
C5+1 formatı, 2015 yılından bu yana ABD ile Orta Asya'nın beş eski Sovyet cumhuriyeti arasında düzenli olarak gerçekleştirilen bir toplantı serisi. Başlangıçta bölgesel güvenlik, ekonomik kalkınma ve enerji işbirliği gibi konulara odaklanan platform, son yıllarda Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamında bölgede artan yatırımları ve siyasi nüfuzu karşısında yeni bir anlam kazandı. Çin, özellikle Kazakistan ve Özbekistan'da büyük altyapı projeleri finanse ederken, Türkmenistan doğal gazını Çin'e ihraç ediyor. ABD ise bölgede uzun süredir ihmal ettiği etkisini canlandırmaya çalışıyor. Uzmanlar, Washington'un bu hamlesini, Çin'in bölgedeki ekonomik ve askeri varlığına karşı bir denge arayışı olarak yorumluyor. Sergio Gor'un "rekabet" vurgusu, ABD'nin Orta Asya'da Çin'e karşı aktif bir şekilde pozisyon alacağının sinyali olarak okunabilir.
Rubio'nun ziyareti, ABD'nin bölgedeki diplomatik angajmanını yeniden canlandırma çabalarının bir parçası. Dışişleri Bakanı olarak ilk kez Orta Asya'yı ziyaret edecek olan Rubio, bölge ülkeleriyle enerji güvenliği, ticaret ve Afganistan kaynaklı güvenlik tehditleri gibi konuları ele alacak. Ancak toplantının asıl gündem maddesinin, Çin'in bölgedeki genişleyen etkisine karşı ortak bir strateji geliştirmek olduğu düşünülüyor. ABD'nin bölgede askeri üs bulundurmaması ve ekonomik yatırımlarının sınırlı olması, Washington'un elini zayıflatıyor. Öte yandan, Orta Asya ülkeleri de Çin ile ABD arasında denge politikası izleyerek her iki taraftan da azami fayda sağlamaya çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Orta Asya, enerji kaynakları ve jeostratejik konumu nedeniyle küresel güçlerin rekabet alanı haline gelmiş durumda. Bölge, Çin'in batıya açılan kapısı olmasının yanı sıra, Rusya'nın da tarihsel etki alanında bulunuyor. Moskova, bölgede güvenlik garantörü rolünü sürdürürken, Çin ekonomik yatırımlarla nüfuzunu artırıyor. ABD'nin son dönemde bölgeye yönelik ilgisini artırması, küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm ve kritik minerallere olan taleple de bağlantılı. Özellikle Kazakistan ve Özbekistan'daki uranyum, bakır ve nadir toprak elementleri rezervleri, Batı için stratejik önem taşıyor. ABD'nin bu hamlesi, aynı zamanda Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle Orta Asya'daki etkisinin azalmasından doğan boşluğu doldurma çabası olarak da değerlendiriliyor. Ancak ABD'nin bölgede kalıcı bir varlık göstermesi için ekonomik taahhütlerini somutlaştırması gerekiyor. Şu ana kadar Washington'un bölgeye yönelik yatırım paketleri, Çin'in Kuşak ve Yol projelerinin yanında oldukça mütevazı kalıyor.
Rubio'nun ziyareti sırasında enerji işbirliği, ticaret anlaşmaları ve güvenlik konularında somut adımlar atılması bekleniyor. Ancak diplomatik kaynaklar, toplantının öncelikli amacının "rekabet" söylemini eyleme dönüştürmekten çok, bölge ülkelerine ABD'nin bir seçenek olarak hala masada olduğunu hatırlatmak olduğunu belirtiyor. C5+1 toplantısının ortak bildirisi ve Rubio'nun ikili görüşmeleri, ABD'nin Orta Asya politikasının geleceği hakkında ipuçları verecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Asya ile tarihi, kültürel ve dilsel bağları bulunan bir ülke olarak bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD'nin bölgede artan etkinliği, Türkiye'nin Orta Asya'daki denge politikasını etkileyebilir. Ankara, hem Çin hem de ABD ile ilişkilerini geliştirirken, bölgede ekonomik ve diplomatik varlığını güçlendirmeye çalışıyor. Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla bölge ülkeleriyle işbirliğini derinleştiren Türkiye, ABD'nin C5+1 hamlesini, bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından bir fırsat olarak görebilir. Ancak ABD-Çin rekabetinin kızışması, Türkiye'nin bölgedeki yatırımlarını ve diplomatik girişimlerini riske atabilir. Ayrıca, Afganistan kaynaklı güvenlik sorunları ve enerji koridorları projeleri, Türkiye'nin bölge politikasında öncelikli konular arasında.