ABD ordusunun Ekim 2024'te gerçekleştirdiği bir denemede, elektroşok eldivenlerinin aşırı acı verici olduğu ve testlere katılan askerlerin şokun etkisiyle saniyeler içinde direncini kaybettiği tespit edilmesine rağmen, bu cihazların ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından kullanıma alındığı ortaya çıktı. Askeri denemede, rol yapan askerlerin elektrik verildiğinde anında direnmeyi bıraktığı, deneklerin şok sonrası kalıcı korku ve kas ağrısı yaşadığı bildirildi. Ordu, acı seviyesinin kabul edilemez bulunması nedeniyle bu cihazları envanterine almaktan vazgeçti. Ancak ICE, aynı teknolojiyi sınır dışı operasyonlarında kullanmaya başladı.
Askeri Testlerden Sivil Kullanıma: Elektroşok Eldivenlerinin Yolculuğu
ABD ordusunun 2024 sonbaharında yaptığı testler, elektroşok eldivenlerinin insan vücudu üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Testlere katılan askerler, cihazın uyguladığı elektrik akımının dayanılmaz bir acıya neden olduğunu ve şokun ardından uzun süreli psikolojik etkiler yaşadıklarını rapor etti. Askeri yetkililer, eldivenlerin savaş alanında dahi kullanılamayacak kadar acı verici olduğu sonucuna vararak projeyi rafa kaldırdı.
Ancak ICE, bu kararın ardından söz konusu cihazları göçmen operasyonlarında kullanmaya başladı. ICE'in sınır dışı işlemleri sırasında elektroşok eldivenlerine başvurduğu, özellikle direnç gösteren göçmenlere karşı bu yöntemi uyguladığı iddia ediliyor. Göçmen hakları savunucuları, ordunun bile reddettiği bir aracın sivil kolluk kuvvetleri tarafından kullanılmasının ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu belirtiyor.
Elektroşok eldivenleri, yüksek voltajlı elektrik akımı vererek kişinin geçici olarak felç olmasına ve şiddetli acı çekmesine neden oluyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, bu tür cihazların işkence tanımına girebileceğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. ABD'de bazı eyaletlerde kullanımı yasaklanan elektroşok cihazları, federal düzeyde ise tartışmalı bir konumda bulunuyor.
Küresel Boyut: Göç Politikalarında Şiddetin Tırmanışı
ABD'nin göçmen politikaları son yıllarda giderek sertleşirken, ICE'in artan yetkileri ve denetim eksikliği endişe yaratıyor. Elektroşok eldivenlerinin kullanımı, sadece ABD içinde değil, küresel ölçekte de göçmenlere yönelik şiddetin arttığına dair bir gösterge olarak yorumlanıyor. Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer gelişmiş ülkeler, sınır güvenliği için benzer yöntemlere başvuruyor; ancak ordunun reddettiği bir aracın kolluk kuvvetlerince benimsenmesi, uluslararası insan hakları rejimine aykırı düşüyor.
Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitesi, elektroşok cihazlarının kullanımını işkence olarak sınıflandırabileceğini ve taraf devletlerin bu tür uygulamalardan kaçınması gerektiğini defalarca hatırlattı. ABD'nin bu cihazları göçmenlere karşı kullanması, uluslararası arenada itibar kaybına yol açabilir ve diğer ülkeler için olumsuz bir örnek teşkil edebilir. Ayrıca, göçmenlerin fiziksel ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden bu uygulama, mülteci hakları sözleşmelerine de aykırılık taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin göç ve sınır güvenliği politikaları açısından dolaylı da olsa önemli dersler içeriyor. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere geniş bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapıyor ve zaman zaman sınır dışı operasyonları düzenliyor. ABD'nin ordusunun reddettiği bir cihazı kolluk güçlerine vermesi, göçmenlere yönelik muamelede şiddetin meşrulaştırılması riskini artırıyor. Türkiye, insan haklarına saygılı göç yönetimi konusunda uluslararası kamuoyunda olumlu bir imaj sergilemek istiyorsa, benzer uygulamalardan kaçınmalı ve göçmenlere yönelik her türlü kötü muamelenin önüne geçmeli. Ayrıca, NATO müttefiki ABD'nin bu tutumu, ittifak içinde insan hakları standartları konusunda görüş ayrılıklarını derinleştirebilir.