ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) geçici verilerine göre, ülkede 2024 yılında ölüm oranı yüzde 4,6 oranında azalarak tarihi bir düşüş kaydetti. Bu düşüşün en önemli nedeni, aşırı doz uyuşturucu kullanımına bağlı ölümlerde yaşanan çarpıcı azalma oldu. Söz konusu veriler, solunum yolu hastalıklarındaki artışa rağmen genel mortalitenin gerilediğini ortaya koyuyor.
Aşırı doz ölümlerindeki düşüşün arka planı
CDC'nin Ulusal Sağlık İstatistikleri Merkezi tarafından yayımlanan geçici veriler, 2024 yılında ABD'de yaşanan toplam ölüm sayısının bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 90 bin azaldığını gösteriyor. Bu düşüşün büyük bir kısmı, özellikle sentetik opioid fentanil kaynaklı aşırı doz ölümlerindeki azalmadan kaynaklanıyor. 2023'te yaklaşık 107 bin olan aşırı doz ölümlerinin 2024'te 70 binin altına düştüğü tahmin ediliyor. Uzmanlar, bu düşüşte nalokson gibi panzehirlerin yaygınlaşmasının, tedaviye erişimin artmasının ve uyuşturucu arzındaki değişimlerin etkili olduğunu belirtiyor. Öte yandan, grip ve COVID-19 başta olmak üzere solunum yolu hastalıklarından ölenlerin sayısı 2024'te arttı. Ancak bu artış, aşırı doz ölümlerindeki düşüşün yarattığı olumlu etkiyi gölgeleyemedi.
Küresel ve bölgesel boyut
ABD'deki bu eğilim, diğer gelişmiş ülkeler için de umut verici bir işaret olarak değerlendiriliyor. Opioid krizi, ABD'nin yanı sıra Kanada ve Avrupa'nın birçok ülkesinde de ciddi bir halk sağlığı sorunu oluşturuyor. CDC verileri, zarar azaltma stratejilerinin ve erken müdahale programlarının etkinliğini kanıtlarken, diğer ülkeler de benzer politikaları uygulamaya teşvik ediyor. Ancak uzmanlar, solunum yolu hastalıklarındaki artışa dikkat çekerek, halk sağlığı sistemlerinin mevsimsel salgınlara karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de aşırı doz ölümlerindeki düşüş, Türkiye'de uyuşturucuyla mücadele politikaları için önemli bir referans oluşturuyor. Türkiye'de de sentetik uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı ölümler artarken, ABD'nin zarar azaltma odaklı yaklaşımları (nalokson dağıtımı, tedavi merkezlerinin yaygınlaştırılması) ilham verici olabilir. Ancak Türkiye'nin bu tür politikaları benimsemesi, kültürel ve hukuki farklılıklar nedeniyle zor görünüyor. Küresel boyutta ise, uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.