ABD yönetimi, iklim değişikliğinin okyanus ekosistemleri üzerindeki etkilerini takip eden yüzlerce derin deniz izleme cihazını sökme kararı alarak bilim dünyasında büyük tepkiye yol açtı. Karar, Birleşmiş Milletler Dünya Okyanus Günü'nün kutlandığı 8 Haziran'a denk getirilirken, uzmanlar bu hamlenin küresel iklim araştırmalarında geri dönülmez kayıplara neden olacağı uyarısında bulunuyor. Pasifik Okyanusu ve Atlas Okyanusu'na yerleştirilmiş olan binlerce sensör ve şamandıradan oluşan sistem, deniz suyu sıcaklığı, asitlenme, oksijen seviyeleri ve deniz seviyesi yükselmesi gibi kritik verileri topluyordu.
Bilimsel çalışmaların temel kaynağı ortadan kalkıyor
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) bünyesinde faaliyet gösteren izleme ağı, on yıllardır süren kesintisiz veri akışıyla iklim modellerinin omurgasını oluşturuyordu. Cihazların sökülmesiyle birlikte, özellikle El Niño-La Niña döngülerinin tahmininde kullanılan veri setlerinde büyük boşluklar oluşacak. Uzmanlara göre, bu durum küresel hava tahminlerinin doğruluğunu da olumsuz etkileyecek. NOAA yetkilileri, bütçe kesintileri ve operasyonel öncelik değişiklikleri gerekçesiyle sistemin kapatıldığını açıkladı. Ancak bilim insanları, kararın politik olduğunu ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi baltalama amacı taşıdığını düşünüyor. Cihazların yerleştirilmesi ve bakımı için yıllardır harcanan milyarlarca dolarlık yatırım da böylece boşa gitmiş oldu.
Dünya Okyanus Günü gölgelendi
Birleşmiş Milletler'in bu yılki Dünya Okyanus Günü teması olan 'Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Okyanuslarımızı Korumak', ABD'nin bu hamlesiyle ironik bir hal aldı. Pasifik Adaları Forumu ve Avrupa Birliği'nden gelen kınama mesajlarında, okyanus izleme sisteminin uluslararası iş birliğinin en somut örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Özellikle küçük ada devletleri, deniz seviyesi yükselmesine karşı erken uyarı sistemlerinin çökmesinden endişe ediyor. Çin ve Rusya'nın kendi izleme ağlarını genişletme çabaları ise, ABD'nin bu alandaki liderliğini kaybetme riskini artırıyor. Uydu tabanlı gözlemler ve Argo şamandıraları gibi alternatif yöntemler bulunsa da, bunlar derin deniz sensörlerinin sağladığı yüksek çözünürlüklü verileri tam olarak ikame edemiyor.
Okyanus verisi kaybı küresel etkiler yaratacak
Okyanuslar, dünyadaki karbon emisyonlarının yaklaşık %25'ini ve fazla ısının %90'ını emiyor. Bu nedenle okyanus sağlığı, iklim değişikliğinin en önemli göstergelerinden biri. ABD'nin izleme sistemini kapatması, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) raporlarının veri kalitesini doğrudan etkileyecek. Özellikle derin denizdeki oksijen seviyelerinin düşüşü ve deniz canlıları üzerindeki etkileri hakkında yeni veri toplanamayacak. Okyanus asitlenmesinin mercan resifleri ve kabuklu deniz canlıları üzerindeki etkileri de yeterince izlenemeyecek. Bilim insanları, bu veri kaybının iklim değişikliğiyle mücadelede 'gözlerimizi kaybetmek' anlamına geldiğini söylüyor. Bazı araştırma kurumları, özel fonlarla sistemin bir kısmını sürdürmeyi denese de, bu ulusal bir planın yerini tutmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak okyanus gözlem verilerine dolaylı da olsa bağımlıdır. Küresel iklim modellerindeki bozulma, Türkiye'nin Akdeniz ve Karadeniz'in ısınma ve kirlenme projeksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle İstanbul Boğazı'nın hidrografik dengesi ve Karadeniz'deki oksijen azalması, okyanus verileriyle ilişkili modeller yardımıyla takip ediliyordu. Türkiye, Avrupa Deniz Gözlem ve Veri Ağı'na (EMODnet) üye olarak kendi izleme kapasitesini geliştirme yolunda ilerlemeli, bu tür küresel kesintilere karşı alternatif veri kaynakları oluşturmalıdır.