ABD'de öğrenci kredisi borçluları için kritik bir dönemeç yaşanıyor. Pandemi döneminde getirilen ödeme durdurma ve faizsiz dönemin sona ermesinin ardından, yaklaşık 13 milyon borçlunun bu yıl içinde temerrüde düşme riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Söz konusu rakam, toplam 43 milyon öğrenci kredisi borçlusunun yaklaşık yüzde 30'una tekabül ediyor. Uzmanlar, borçluların büyük bir kısmının ödemelere yeniden başlamakta zorlanacağını ve bunun hem bireysel kredi notları hem de genel ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı: Pandemi Sonrası Ödeme Süreci
ABD'de öğrenci kredilerine ilişkin ödemeler, COVID-19 salgınının başlangıcından itibaren Mart 2020'de durdurulmuş ve bu süreçte faiz işletilmemişti. Bu moratoryum, Başkan Joe Biden yönetimi tarafından birkaç kez uzatılmış olsa da, Ekim 2023 itibarıyla sona erdi. Ödemelerin yeniden başlamasıyla birlikte, özellikle düşük gelirli haneler ve işsizlikle mücadele eden borçlular için büyük bir mali yük ortaya çıktı.
Federal hükümetin verilerine göre, şu anda 43 milyon borçlunun toplam borcu 1,6 trilyon doların üzerinde. Bunların yaklaşık 13 milyonu, ödemelere başlamazsa 90 gün içinde gecikmeli (delinquent) ve ardından 270 gün içinde temerrüde (default) düşme riski taşıyor. Temerrüt durumu, borçlunun kredi notunu ciddi şekilde düşürmenin yanı sıra maaş haczi, vergi iadelerine el konulması ve hatta sosyal güvenlik ödemelerinin kesilmesi gibi yaptırımları da beraberinde getiriyor.
Biden yönetimi, bu krizi önlemek amacıyla yeni bir gelir bazlı geri ödeme planı olan "SAVE" (Saving on a Valuable Education) adlı programı başlattı. Bu program, borçluların aylık ödemelerini gelirlerine göre ayarlayarak düşürüyor ve belirli koşullarda faiz birikimini engelliyor. Ancak programın uygulanmasına yönelik bazı yasal engeller devam ediyor. Haziran 2024'te bir federal mahkeme, SAVE planının bazı hükümlerini geçici olarak durdurmuştu. Bu durum, borçlular arasında belirsizliği artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'deki öğrenci kredisi krizi, sadece bireysel borçluları değil, aynı zamanda ülke ekonomisini de etkileme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, toplu temerrütlerin tüketici harcamalarını azaltabileceğini, konut piyasasını olumsuz etkileyebileceğini ve hatta finansal istikrarı tehdit edebileceğini belirtiyor. ABD Merkez Bankası (Fed), 2023 yılında yayımladığı bir raporda, öğrenci kredisi ödemelerinin yeniden başlamasının kişisel tüketim harcamalarını yılda yaklaşık 100 milyar dolar azaltabileceğini tahmin etmişti.
Küresel ölçekte ise, ABD ekonomisindeki bir yavaşlama, dünya genelinde talep düşüşüne yol açarak gelişmekte olan ülkeleri de etkileyebilir. Özellikle ABD'nin ana ticaret ortakları arasında yer alan Çin, Meksika ve Kanada gibi ülkeler, bu durumdan doğrudan etkilenebilir. Ayrıca, öğrenci kredisi krizi, yükseköğretimin finansmanı konusunda diğer ülkeler için de bir uyarı niteliği taşıyor. Birçok Avrupa ülkesi ve Japonya gibi gelişmiş ekonomilerde de öğrenci borçları artış eğiliminde. Ancak ABD'deki kadar büyük bir kriz henüz yaşanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki öğrenci kredisi krizi, Türkiye'deki yükseköğretim finansmanı ve Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) borçları açısından dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Her ne kadar iki ülkenin borç yapıları farklı olsa da, genç nüfusun borç yükü altında ezilmesinin ekonomik ve sosyal sonuçları benzerlik gösterebilir. Türkiye'de yıllardır tartışılan KYK borçlarının yeniden yapılandırılması veya affı konusu, ABD'deki gelişmeler ışığında yeniden gündeme gelebilir. Ayrıca, ABD ekonomisinde olası bir yavaşlama, Türkiye'nin ihracatını ve döviz gelirlerini etkileyebileceği için yakından takip edilmelidir.