Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani, ABD askerlerinin Irak'tan çekilmesini 'utanç verici' olarak nitelendirerek, bu kararın Kürt bölgesini İran'ın saldırılarına karşı savunmasız bıraktığını söyledi. Barzani, Financial Times gazetesine verdiği röportajda, Amerikan güçlerinin çekilmesinin bölgedeki güvenlik dengesini alt üst ettiğini ve İran'ın nüfuzunu artıracağını vurguladı. Bu açıklama, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını azaltma kararının ardından geldi ve bölgesel istikrar konusundaki endişeleri derinleştirdi.
Çekilme Kararının Arka Planı
ABD'nin Irak'tan asker çekme kararı, yıllardır süren tartışmaların bir sonucu. 2003'teki işgalden bu yana Irak'ta bulunan Amerikan güçleri, 2011'de büyük ölçüde çekilmiş, ancak 2014'te IŞİD'in yükselişiyle geri dönmüştü. Son dönemde İran yanlısı milislerin ABD üslerine yönelik saldırıları artmış, Washington yönetimi de asker sayısını kademeli olarak azaltma kararı almıştı. Barzani, bu kararın aceleyle alındığını ve sahadaki gerçekleri yansıtmadığını belirtti.
Kürt lider, "ABD'nin çekilmesi utanç verici bir durum. Bizi İran'ın insafına bıraktılar" ifadelerini kullandı. Barzani, İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla Kürt bölgesine yönelik tehditlerini artırabileceğini, bunun da istikrarsızlığa yol açacağını söyledi. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, uzun süredir ABD'nin güvenlik garantisi altında varlığını sürdürüyordu. Çekilme, Erbil ve Bağdat arasındaki dengeleri de etkileyebilir.
Uzmanlar, ABD'nin çekilmesinin İran'a bölgede stratejik bir avantaj sağlayacağını belirtiyor. Tahran, Irak'taki Şii milisler ve siyasi gruplar üzerinden nüfuzunu artırabilir. Bu durum, Kürtlerin özerkliğini tehlikeye atabilir. Ayrıca, IŞİD'in yeniden canlanma riski de göz ardı edilmemeli. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri ise çekilmenin planlı ve koordineli olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirecek. İran, Suriye, Lübnan ve Yemen'de zaten etkili; Irak'ta da boşluğu doldurması bekleniyor. Bu, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri için endişe kaynağı. İsrail de İran'ın artan nüfuzundan rahatsız. NATO ve Avrupa ülkeleri, Irak'taki eğitim misyonlarına devam etse de ABD'nin askeri ağırlığını koymaması Batı'nın bölgedeki etkisini zayıflatabilir.
Kürt yetkililer, uluslararası toplumdan destek bekliyor. Ancak ABD'nin iç siyasetinde Irak'tan çekilme konusunda artan bir kamuoyu baskısı var. Başkan Joe Biden yönetimi, askerleri risk altına sokmamak için bu adımı attığını belirtiyor. Öte yandan, Rusya ve Çin'in Irak'ta ekonomik ve askeri olarak daha fazla yer edinmesi olası. Bu da küresel rekabetin bir yansıması.
Irak merkezi hükümeti, çekilme sonrası güvenlik boşluğunu doldurmakta zorlanabilir. Irak ordusu, IŞİD'le mücadelede deneyim kazansa da İran yanlısı milislerle rekabet halinde. Ülkedeki Sünni-Şii-Kürt dengeleri hassas. Erbil, Bağdat'a karşı mesafesini korumaya çalışırken, Türkiye ve İran arasında denge politikası izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından kritik sonuçlar doğurabilir. İran'ın Irak'ta artan nüfuzu, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını zorlaştırabilir; özellikle PKK ile mücadelede İran'la istihbarat paylaşımı ve sınır güvenliği dengesi etkilenebilir. Ayrıca, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin zayıflaması, Türkiye'nin enerji koridoru ve ticaret yolları üzerindeki istikrarı tehdit edebilir. Türkiye, hem Bağdat hem Erbil ile ilişkilerini koruyarak yeni dengeler kurmaya çalışacaktır. ABD'nin çekilmesi, Türkiye'nin bölgede daha fazla inisiyatif almasını gerektirebilir.