ABD Hazine Bakanlığı, Myanmarlı önde gelen işadamı Thein Win Zaw'un kızı Theint Win Htet'i yaptırım listesinden çıkardı. Karar, Washington'un Myanmar'a yönelik yaptırım politikasında bir gevşeme olarak değerlendiriliyor ve iki ülke arasında olası bir yakınlaşmanın işareti olarak görülüyor. Theint Win Htet, babasının Myanmar ordusuyla bağlantılı iş faaliyetleri nedeniyle 2021'de yaptırım listesine alınmıştı. ABD Hazine Bakanlığı'nın internet sitesinde yapılan güncellemeyle isminin listeden çıkarıldığı duyuruldu.
Yaptırımın arka planı ve Thein Win Zaw dosyası
Thein Win Zaw, Myanmar'ın en zengin işadamlarından biri ve ordunun kontrolündeki ekonomik yapıyla yakın ilişkileriyle biliniyor. Şubat 2021'de ordunun darbe ile yönetime el koymasının ardından ABD ve batılı müttefikleri, cunta yönetimine ve ona destek veren iş çevrelerine yönelik yaptırımlarını artırmıştı. Thein Win Zaw'un kızı Theint Win Htet de bu kapsamda yaptırım listesine eklenmişti. Ancak ABD Hazine Bakanlığı'nın son kararı, yaptırım rejiminde bir yumuşamaya işaret ediyor. Uzmanlar, bu adımın Myanmar'da demokrasi yanlısı muhalefet ve insan hakları örgütleri tarafından eleştirilebileceğini belirtiyor. Zira Theint Win Htet'in doğrudan cunta yönetiminde bir rolü olmasa da, aile bağlantıları nedeniyle yaptırım listesine alınmıştı. Yaptırımın kaldırılması, ABD'nin Myanmar politikasında bir yeniden değerlendirme sürecine girdiği şeklinde yorumlanıyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kararın nasıl alındığına dair henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak diplomatik kaynaklar, Washington'un Naypyidaw ile diyalog kanallarını açık tutmak istediğini ve yaptırımların hedefli hale getirilmesi yönünde bir eğilim olduğunu aktarıyor. Myanmar'da 2021 darbesinden bu yana ülke iç savaş benzeri bir kaosa sürüklenmiş durumda. Direniş grupları ile ordu arasındaki çatışmalar binlerce sivilin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. ABD'nin yaptırım politikasındaki bu değişiklik, insani krizin sona erdirilmesi için bir angajman stratejisi olarak sunulabilir. Fakat insan hakları savunucuları, cuntaya yakın iş çevrelerine yönelik yaptırımların kaldırılmasının yanlış bir sinyal olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ASEAN ve Çin faktörü
Myanmar, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üyesi ve bölgesel dengeler açısından stratejik bir konumda. ABD'nin yaptırımı kaldırması, ASEAN içinde Myanmar'a yönelik farklı yaklaşımların olduğu bir dönemde geldi. Endonezya ve Malezya gibi ülkeler cuntaya karşı daha sert bir tutum alırken, Tayland ve Kamboçya gibi ülkeler daha pragmatik bir çizgi izliyor. ABD'nin adımı, ASEAN'ın Myanmar konusundaki bölünmüşlüğünü de etkileyebilir. Öte yandan Çin, Myanmar'da hem ekonomik hem de stratejik olarak nüfuzunu artırıyor. Washington'un yaptırımları gevşetmesi, Pekin'in bölgedeki etkisini dengeleme çabası olarak da okunabilir. Çin, Myanmar'daki cunta yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdürürken, ABD'nin yaptırımları kaldırması iki büyük güç arasındaki rekabetin bir yansıması olarak görülüyor. Ayrıca Myanmar, Hint-Pasifik stratejisi açısından da kritik bir halka. ABD'nin yaptırım politikasını yumuşatması, bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirme ve Çin'e karşı bir denge unsuru oluşturma amacı taşıyabilir.
Yaptırımın kaldırılması, ABD'nin Myanmar'a yönelik genel yaptırım rejiminde bir değişiklik anlamına gelmiyor. Hazine Bakanlığı'nın listesinde cunta liderleri ve onlarla bağlantılı diğer işadamları hâlâ yer alıyor. Ancak bu sembolik adım, Washington'un Naypyidaw ile diyalog kapısını aralama niyetini gösteriyor. Uzmanlar, ABD'nin Myanmar'da demokratik sürece destek verme ve insan hakları ihlallerini durdurma hedeflerinden vazgeçmediğini, ancak yaptırımların daha hedefli ve esnek hale getirilmesinin tartışıldığını belirtiyor. Theint Win Htet örneği, yaptırımların aile üyelerine yayılmasının etkili olup olmadığı tartışmasını da beraberinde getiriyor. Bazı çevreler, aile fertlerine yönelik yaptırımların caydırıcılığının düşük olduğunu ve insani açıdan sorunlar yaratabileceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Myanmarlı bir işadamının kızına yönelik yaptırımı kaldırması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel yaptırım rejimlerinin nasıl şekillendiğine dair bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda Batılı ülkelerin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkıyor ve yaptırımların hedefli olması gerektiğini savunuyor. Ayrıca Türkiye, Myanmar'daki insani krize yönelik yardımlarda bulunuyor ve bölgede istikrarın sağlanması için çaba gösteriyor. ABD'nin bu adımı, Türkiye'nin yaptırım politikalarına ilişkin tutumunu destekler nitelikte. Öte yandan, ABD-Çin rekabetinin Myanmar üzerinden yaşanması, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki dengeleri gözetmesini gerektiriyor. Türkiye, bölgesel aktörlerle ilişkilerini geliştirirken yaptırım kararlarının insani etkilerini de dikkate almalı.