ABD’de yeni bir tartışma, Trump yönetiminin Moms.gov adlı internet sitesinin kürtaj karşıtı sağlık merkezlerini tanıtmasıyla alevlendi. Aralarında Demokrat Partili senatörlerin de bulunduğu 11 kişilik bir grup, Başkan Donald Trump ve Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy’ye gönderdikleri mektupta sitenin kaldırılmasını talep etti. Senatörler, sitenin “yeni ve bekleyen anneler için kaynak” olarak sunulduğunu ancak aslında “kürtaj karşıtı kuruluşları” öne çıkardığını belirtti. Mektupta, bu tür merkezlerin çoğunun tıbbi standartlara uymadığı ve yanıltıcı bilgiler sunduğu vurgulanarak, sitenin kadın sağlığı ve güvenliği açısından “ciddi endişeler” yarattığı ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Moms.gov, Trump yönetimi tarafından Şubat 2025’te “annelere destek” amacıyla açılmıştı. Site, doğum öncesi bakım, bebek bakımı ve annelik rehberliği gibi başlıklar altında çeşitli kaynaklar sunuyor. Ancak senatörler, sitenin “kriz gebeliği merkezleri” adı verilen ve çoğu zaman tıbbi akreditasyona sahip olmayan kuruluşları listeleyerek kadınları yanılttığını savunuyor. Bu merkezler, kürtaj yerine alternatif yöntemler sunma amacı taşıyor ve sıklıkla dini kuruluşlarla bağlantılı oluyor. Senatörler ayrıca, sitenin doğum kontrolü ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar gibi konularda eksik veya yanıltıcı bilgiler içerdiğini öne sürüyor. Mektuba imza atan senatörler arasında Elizabeth Warren, Kamala Harris ve Bernie Sanders gibi isimler bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD iç politikasında kürtaj tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Özellikle Yüksek Mahkeme’nin 2022’de Roe v. Wade kararını bozmasından bu yana, kürtaj erişimi eyaletler arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Moms.gov gibi federal kaynakların kürtaj karşıtı bir yönelim göstermesi, kadın sağlığı örgütleri tarafından eleştiriliyor. Amerikan Kadın Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Koleji (ACOG), sitenin “tıbbi gerçeklere değil, ideolojik bir ajandaya” hizmet ettiğini belirtti. Küresel çapta ise, ABD’nin bu tür girişimleri, diğer ülkelerdeki kadın sağlığı politikalarını da etkileyebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ABD’nin kürtaj karşıtı duruşu, uluslararası fonlamalar üzerinden dolaylı olarak hissediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de kürtaj yasal olmakla birlikte, son yıllarda sağlık politikalarında muhafazakâr eğilimlerin arttığı görülüyor. ABD’deki bu tartışma, Türkiye’deki benzer dinamikleri yansıtması açısından önem taşıyor. Doğrudan bir etkisi olmasa da, ABD’nin kürtaj karşıtı söylemi, uluslararası alanda kadın sağlığına yönelik baskıları artırabilir. Türkiye’nin kadın sağlığı politikalarını bu tür gelişmelere karşı koruması ve bilimsel temelli hizmet sunumuna devam etmesi kritik. Ayrıca, dijital platformlarda yanıltıcı sağlık bilgilerinin yayılması, Türkiye’de de denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.