ABD'li milletvekilleri, Başkan Donald Trump yönetiminin 386 milyon dolarlık bir okyanus izleme ağını tasfiye etme çabalarına karşı mücadele başlattı. Okyanus Gözlem Girişimi (OOI) olarak bilinen bu sistem, dünya okyanuslarının sıcaklık, asitlik ve akıntı gibi kritik parametrelerini gerçek zamanlı olarak izliyor. Ulusal Bilim Vakfı (NSF) tarafından işletilen proje, Trump yönetiminin bütçe kesintileri kapsamında kapatılıyor. Milletvekilleri, NSF'ye projenin sökümünü derhal durdurması ve finansmanı yeniden sağlaması çağrısında bulunuyor.
Projenin Önemi ve Kapatılma Süreci
OOI, 2009 yılında Amerikan Kurtarma ve Yeniden Yatırım Yasası kapsamında finanse edilen ve okyanus biliminde devrim yaratan bir ağ olarak başlatıldı. Atlantik ve Pasifik okyanuslarında, kıyıdan açık denizlere kadar uzanan istasyonlar, deniz tabanına yerleştirilen sensörler ve yüzer şamandıralardan oluşuyor. Bu sistem, iklim değişikliğinin okyanuslar üzerindeki etkilerini anlamak için hayati veriler sağlıyor.
Trump yönetimi, ilk bütçe teklifinde OOI'ye ayrılan fonu tamamen kaldırmayı önermişti. Kongre, 2018 mali yılı bütçesinde projeyi geçici olarak kurtardı ancak 2019 için yine kesinti tehlikesiyle karşı karşıya. NSF, projenin işletim maliyetinin yıllık yaklaşık 55 milyon dolar olduğunu ve bu miktarın bütçe kısıtlamaları nedeniyle sürdürülemez olduğunu savunuyor. Ancak milletvekilleri, projenin bilimsel getirisinin maliyetinin çok üzerinde olduğunu belirtiyor.
Başta Oregon, Washington, Kaliforniya ve Doğu Kıyısı'ndaki eyaletlerden gelen temsilciler olmak üzere 20'den fazla milletvekili, NSF Direktörü Dr. France Córdova'ya bir mektup gönderdi. Mektupta, "OOI, ülkemizin okyanus kaynaklarını anlamamız için kritik bir altyapıdır. Bu sistemin kapatılması, bilimsel ilerlemeyi geriye götürecek ve ABD'nin okyanus bilimindeki liderliğini zayıflatacaktır" ifadeleri yer alıyor.
Bilimsel ve Ekonomik Boyut
OOI'nin sağladığı veriler, denizcilik, balıkçılık ve hava durumu tahminleri gibi birçok alanda kullanılıyor. Örneğin, Pasifik Okyanusu'ndaki şamandıralar El Niño ve La Niña olaylarının erken uyarı sinyallerini veriyor. Ayrıca, okyanus asitlenmesinin deniz ekosistemlerine etkilerini izlemek için de benzersiz bir kaynak oluşturuyor.
Projenin kapatılması, aynı zamanda ABD'deki birçok üniversite ve araştırma kurumunu da etkileyecek. Oregon Eyalet Üniversitesi, Washington Üniversitesi ve Woods Hole Oşinografi Enstitüsü gibi kurumlar, OOI verilerini kullanarak iklim modelleri geliştiriyor. Bilim insanları, projenin durması halinde yıllardır toplanan kesintisiz veri akışının sona ereceğini ve bunun bilimsel çalışmalarda ciddi boşluklara yol açacağını uyarıyor.
Öte yandan, Trump yönetiminin bütçe öncelikleri arasında uzay araştırmalarına ve askeri harcamalara yapılan artışlar dikkat çekiyor. Okyanus araştırmalarına ayrılan fonun kesilmesi, yönetimin bilim politikasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Demokrat ve Cumhuriyetçi bazı milletvekilleri, bu kararın kısa vadeli maliyet tasarrufu sağlasa da uzun vadede ABD'nin bilimsel rekabet gücüne zarar vereceği görüşünde birleşiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak okyanus ve deniz gözlem sistemlerine doğrudan bağımlı olmasa da, küresel iklim değişikliğinin etkilerini yakından hissediyor. OOI gibi projelerden elde edilen veriler, Akdeniz havzasındaki ısınma ve deniz seviyesi yükselmesi gibi olayların modellenmesinde kullanılıyor. ABD'nin bu alandaki liderliğinin zayıflaması, uluslararası işbirliklerini ve veri paylaşımını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, kendi deniz araştırma gemileri ve Şile Oşinografi İstasyonu gibi altyapılarla kısmi veri toplasa da, küresel ölçekteki ağlara bağımlıdır. Bu nedenle, OOI'nin kapatılması Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele stratejilerini dolaylı olarak etkileyebilir.