ABD Çalışma Bakanlığı'nın Çarşamba günü açıkladığı Mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, piyasa beklentilerinin altında kalarak yıllık bazda yüzde 3,3 artış gösterdi. Beklenti yüzde 3,4 seviyesindeydi. Aylık bazda ise fiyatlar yüzde 0,1 oranında arttı. Çekirdek enflasyon (enerji ve gıda hariç) yıllık yüzde 3,4 ile beklentilerin 0,1 puan altında gerçekleşti. Bu veriler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yılın ilerleyen dönemlerinde faiz indirimine gidebileceğine yönelik piyasa beklentilerini güçlendirdi.
Enflasyonun Arkasındaki Dinamikler
Mayıs ayı enflasyon verilerinde en dikkat çekici kalem, barınma maliyetleri oldu. Barınma endeksi aylık yüzde 0,4 artış kaydederken, yıllık artış yüzde 5,4 olarak gerçekleşti. Ancak analistler, bu verinin önceki aylara göre yavaşlama sinyali verdiğini belirtiyor. Enerji fiyatları aylık bazda yüzde 0,2 düşerken, yıllık bazda yüzde 0,3 artış gösterdi. Benzin fiyatları aylık yüzde 0,5 düştü. Gıda fiyatlarında ise aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 2,1 artış yaşandı. Kullanılmış araba ve kamyon fiyatları aylık yüzde 0,5 artarak dikkat çekti. Hizmet enflasyonu, işgücü piyasasındaki sıkılığa rağmen bir miktar gevşeme işareti verdi. Ulaştırma hizmetleri yıllık yüzde 10,5 artışla yüksek seyrini korurken, sağlık hizmetleri yıllık yüzde 2,1 arttı. Fed'in yakından izlediği 'süper çekirdek' enflasyon (barınma hariç hizmetler) aylık yüzde 0,1 artışla sınırlı kaldı.
Fed Politikalarına Yansımaları
Enflasyon verileri, Fed'in 11-12 Haziran'da yapacağı Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde kritik bir dönemeçte geldi. Piyasalar, Fed'in faizleri mevcut yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit bırakmasını bekliyor. Ancak Mayıs enflasyonu, Fed'in 'bir defaya mahsus' indirim yapıp yapmayacağına ilişkin tartışmaları alevlendirdi. CME FedWatch verilerine göre, Eylül ayında faiz indirimi olasılığı yüzde 60'ın üzerine çıktı. Buna karşın, Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic ve diğer bazı üyeler, enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşü için daha fazla veri görmek istediklerini vurguluyor. Yıl sonu için piyasa iki indirim beklerken, Fed nokta grafiğinde bu yıl için bir veya iki indirim olabileceği sinyali veriyor. Tahvil piyasasında ise getiriler gerilerken, S&P 500 endeksi rekor seviyelere yaklaştı. ABD doları, diğer para birimleri karşısında değer kaybetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, küresel risk iştahını olumlu etkileyerek gelişmekte olan piyasalara sermaye girişini hızlandırabilir. Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açık sorunlarıyla boğuşan ülkeler için bu durum, dış finansman koşullarını geçici olarak iyileştirebilir. Ancak Fed'in faiz indirimine gitmesi, TL üzerindeki baskıyı azaltmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimi için alan yaratabilir. Öte yandan, küresel dolar likiditesindeki artış, kısa vadede Türk Lirası'na destek sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü riskleri (yüksek enflasyon, rezerv yetersizliği) nedeniyle bu etki sınırlı kalabilir. Piyasalar ayrıca, TCMB'nin Haziran ayı Para Politikası Kurulu'nda faizleri sabit tutacağını beklemektedir.