ABD'de düşük gelirli vatandaşların yeterli gıdaya erişim sorunu sürerken, gıda perakendecilerinin potansiyel olarak bağışlayabileceği fazla ürünlerin yalnızca yüzde 13'ü gıda bankalarına ulaşıyor. Bu oran, ülkede her yıl milyonlarca ton gıdanın çöpe gitmesine rağmen ihtiyaç sahiplerinin yeterince desteklenemediği gerçeğini ortaya koyuyor. Feeding America adlı yardım kuruluşunun verilerine göre, ABD'de yaklaşık 44 milyon kişi gıda güvencesizliği yaşıyor. Buna karşın, süpermarketler ve bakkaliyeler yılda yaklaşık 6 milyar kilogram fazla gıdayı bertaraf ediyor. Bu durum, mevcut bağış sisteminin etkinsizliğini ve gıda israfının boyutlarını gözler önüne seriyor.
Gıda bağışı önündeki engeller
Gıda bankaları, marketlerden bağış almak istese de, birçok perakendeci lojistik, yasal sorumluluk ve maliyet endişeleri nedeniyle bu konuda isteksiz davranıyor. Raf ömrü kısa olan ürünlerin hızlı bir şekilde toplanıp dağıtılması, özellikle küçük işletmeler için ek bir yük anlamına geliyor. Ayrıca, bağışlanan gıdaların güvenli olduğuna dair yasal garantilerin yetersizliği, perakendecileri olası davalardan çekinmeye itiyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) tahminlerine göre, dünya genelinde her yıl 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, gıda kaybını 2030'a kadar yarıya indirmeyi öngörse de, ABD'de bu konuda ilerleme yavaş. Bazı eyaletler, bağış yapan şirketlere vergi teşvikleri sunarak bu sorunu çözmeye çalışıyor. Bununla birlikte, teşviklerin yetersiz olduğu ve bağış sürecinde aracı kuruluşların rolünün artırılması gerektiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gıda israfı sadece ABD'nin değil, gelişmiş ülkelerin ortak sorunu. Avrupa'da da perakendecilerin bağış oranları benzer düzeylerde seyrediyor. Öte yandan, gelişmekte olan ülkelerde gıda kaybı daha çok hasat sonrası lojistik sorunlardan kaynaklanıyor. Küresel gıda krizinin derinleştiği bir dönemde, her bir kilogram gıdanın korunması hayati önem taşıyor. Türkiye'de de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre, üretilen gıdanın yüzde 30-40'ı israf oluyor. ABD'deki bu tablo, gelişmiş ülkelerdeki tüketim alışkanlıklarının ve atık yönetimi politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye'de de benzer bir sorun olduğunu düşündürüyor. Türkiye'de marketlerin fazla gıdayı bağışlama oranına dair net veri bulunmamakla birlikte, Gıda Bankacılığı Derneği'nin çalışmaları dikkat çekiyor. Türkiye, gıda israfını azaltmak için 2020'de 'Gıdalarını Koru' kampanyası başlatmıştı. Ancak, ABD'deki gibi yasal engeller ve lojistik sorunlar Türkiye'de de bağışları sınırlıyor. Türkiye'nin, gıda yardımına erişimi kolaylaştıracak bir sistem oluşturması ve mükelleflere vergi avantajları sağlaması, hem israfı azaltabilir hem de dar gelirli vatandaşların gıdaya erişimini kolaylaştırabilir. Küresel gıda fiyatlarının arttığı bu dönemde, ABD'deki bu durum, Türkiye için iyi bir ders niteliği taşıyor.