ABD'de bir federal mahkeme, Hintli milyarder iş insanı Gautam Adani ve yeğeni Sagar Adani'ye yönelik rüşvet ve dolandırıcılık suçlamalarını düşürdü. New York Doğu Bölgesi Mahkemesi Yargıcı Nicholas Garaufis, Adalet Bakanlığı'nın iddianameyi düşürme talebini kabul ederek davayı kapattı. Karar, Adani için büyük bir hukuki zafer olarak değerlendirilirken, yargıç söz konusu düşürme talebini 'son derece sıra dışı' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
Adani, Kasım 2024'te Hindistan'daki güneş enerjisi projeleri için ABD'li yatırımcılara rüşvet verdiği iddiasıyla suçlanmıştı. İddianame, Adani Group'un Hindistan hükümet yetkililerine yaklaşık 265 milyon dolar rüşvet ödediğini ve bu sayede karlı enerji sözleşmeleri elde ettiğini öne sürüyordu. Suçlamalar, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) soruşturması sonrasında gündeme gelmişti. Ancak Adani, tüm suçlamaları reddederek bunları 'temelsiz' olarak nitelendirdi.
New York Doğu Bölgesi Başsavcılığı, 11 Şubat 2025 tarihinde Adalet Bakanlığı'na başvurarak iddianamenin düşürülmesini talep etti. Başsavcılık, delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığını ve davanın devamının 'kamu yararına' hizmet etmeyeceğini belirtti. Yargıç Garaufis, savcılığın bu gerekçesini 'sıra dışı' bulsa da, yasal yetkisi dahilinde olduğu için talebi onayladı. Karar, ABD'de iş dünyası ve hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, Adani Group'un küresel itibarını kısmen de olsa geri kazanmasına yardımcı olurken, şirketin uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenini de artırabilir. Adani, bu süreçte şirketin hisselerinde dalgalanmalar yaşamış ve bazı uluslararası projeleri askıya almak zorunda kalmıştı. Özellikle Sri Lanka ve Kenya gibi ülkelerdeki liman ve altyapı projelerinde gecikmeler yaşanmıştı.
ABD'de rüşvet suçlamalarının düşürülmesi, Adani Group'un küresel genişleme planlarına hız kazandırabilir. Şirketin Avustralya, İsrail ve Orta Doğu'daki yatırımlarını artırması bekleniyor. Ancak uzmanlar, SEC tarafından açılan ayrı bir hukuk davasının devam ettiğine dikkat çekiyor. Bu dava, Adani'nin yatırımcıları yanılttığı iddiası üzerine kurulu ve cezai yaptırımlar içerebiliyor. Dolayısıyla Adani'nin bu davadan da aklanması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel yatırım ortamına ilişkin önemli sinyaller içeriyor. Adani Group, Türkiye'de doğrudan büyük bir yatırımcı konumunda değil; ancak şirketin enerji ve altyapı projelerindeki küresel faaliyetleri, uluslararası yatırım akışlarını etkileyebilir. Türkiye'nin enerji ve altyapı alanında yabancı yatırım çekme hedefleri göz önüne alındığında, Adani'nin bu süreçte elinin güçlenmesi, ileride Türkiye ile olası ortak projelerde şirketin daha aktif rol oynamasına kapı aralayabilir. Ancak şu aşamada somut bir yansıma beklenmemelidir.