ABD yönetimi, MAGA (Make America Great Again) hareketiyle uyumlu olduğu belirtilen bir hibe programından Fransız sivil toplum kuruluşlarını ve araştırma gruplarını çıkardı. Karar, Paris'in programın yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerine 'yabancı müdahale' anlamına gelebileceği yönündeki uyarılarının ardından geldi. ABD'li yetkililer, programın 'ulusal çıkarlarla uyumlu projeleri' desteklemeyi amaçladığını savunurken, Fransız tarafı kararı siyasi bir hamle olarak değerlendiriyor.
Programın Arka Planı ve Fransız Tepkisi
Söz konusu hibe programı, ilk olarak geçtiğimiz yıl ABD'deki muhafazakâr düşünce kuruluşları ve sivil toplum örgütleri tarafından desteklenen bir girişim olarak ortaya çıktı. Program kapsamında, 'Batı değerlerini ve serbest piyasa ekonomisini güçlendirmeyi' hedefleyen projelere fon sağlanıyordu. Ancak programın kriterleri arasında yer alan 'MAGA ilkeleriyle uyumluluk' şartı, Avrupa başkentlerinde rahatsızlık yaratmıştı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, programın Fransız içişlerine müdahale anlamına gelebileceği uyarısında bulunmuştu. Paris, özellikle yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yabancı kaynaklı fonların siyasi süreçleri etkileyebileceğine dikkat çekmişti. ABD'nin kararı, bu uyarıların ardından geldi ve iki müttefik arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu.
Fransız yetkililer, programdan çıkarılmalarının ardından yaptıkları açıklamada, kararın 'şeffaf olmayan kriterlere dayandığını' ve 'ittifak ruhuna aykırı olduğunu' belirtti. ABD tarafı ise programın tamamen 'ulusal egemenlik ve karşılıklı saygı' çerçevesinde yürütüldüğünü savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin bu hamlesi, transatlantik ilişkilerde son dönemde artan gerilimin bir yeni halkası olarak yorumlanıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, geçtiğimiz yıl yaptığı konuşmada 'Avrupa'nın stratejik özerkliğini' vurgulamış ve ABD'ye olan bağımlılığın azaltılması gerektiğini söylemişti. Bu bağlamda, MAGA programından dışlanma kararı, iki ülke arasındaki ideolojik ayrımın somut bir göstergesi olarak görülüyor.
Avrupa Birliği yetkilileri, konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Brüksel'deki diplomatik kaynaklar, benzer programların diğer AB ülkelerinde de endişe yarattığını belirtiyor. Özellikle Almanya ve İtalya'da, ABD merkezli bazı vakıfların seçim dönemlerinde faaliyetlerini artırdığı biliniyor.
Uzmanlar, bu tür hibe programlarının yumuşak güç aracı olarak kullanıldığını ve alıcı ülkelerde siyasi dengeleri etkileyebileceğini vurguluyor. Fransa'nın tepkisi, Avrupa'nın artan ölçüde kendi dijital ve sivil alanını koruma refleksiyle uyumlu. AB, geçtiğimiz yıl kabul ettiği Dijital Hizmetler Yasası ile yabancı fonların şeffaflığını artırmayı hedeflemişti.
ABD'deki iç siyaset açısından ise program, Donald Trump'ın olası ikinci dönemine hazırlık olarak görülüyor. Trump'a yakın çevreler, Avrupa'daki muhafazakâr hareketleri destekleyerek 'küreselci elitlere' karşı bir denge kurmayı amaçlıyor. Ancak bu strateji, Avrupa başkentlerinde 'aşırı sağın finansmanı' olarak algılanıyor ve ittifak içi güveni zedeliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin MAGA hibelerinden Fransız grupları çıkarması, Türkiye için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, hem ABD hem de Fransa ile karmaşık ilişkilere sahip. Eğer bu tür programlar Avrupa'da yabancı müdahale tartışmalarını derinleştirirse, Türkiye kendi seçim güvenliği ve dış finansman konularında daha dikkatli olabilir. Ayrıca, transatlantik gerilim, Türkiye'nin stratejik özerklik arayışını ve Avrupa ile ABD arasında denge kurma politikasını etkileyebilir. Türkiye, benzer şeffaflık düzenlemelerini gündeme getirerek uluslararası hibe fonlarını denetleme yoluna gidebilir. Sonuçta, bu gelişme küresel ölçekte yabancı finansman ve seçim güvenliği normlarını yeniden şekillendirebilir.