ABD'de bir federal yargıç, Alabama eyaletinin idam mahkumu Jeffery Lee'yi azot gazı kullanarak infaz etme planını, anayasanın 'olağandışı ve acımasız ceza' yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle kalıcı olarak engelledi. Montgomery'deki ABD Bölge Mahkemesi Yargıcı Emily C. Marks, 24 Ocak 2024 tarihli kararında, azot hipoksisi yönteminin mahkumda şiddetli acı ve ıstıraba yol açma potansiyeline dikkat çekti. Yargıç Marks, eyaletin önerdiği infaz protokolünün, mahkumun bilincini kaybetmeden önce boğulma hissi yaşamasına neden olabileceğini ve bunun da sekizinci ek değişiklik kapsamında korunan hakları ihlal ettiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Alabama, daha önce enjeksiyonla infaz yönteminde yaşanan sorunlar nedeniyle alternatif bir yöntem olarak azot gazı kullanımını gündeme getirmişti. Eyalet, 2018 yılında azot hipoksisi yöntemini yasallaştıran üçüncü ABD eyaleti olmuştu. Ancak bu yöntem henüz hiçbir eyalette uygulanmamıştı ve insan hakları örgütleri tarafından 'insanlık dışı' olarak eleştiriliyordu. Jeffery Lee, 1993 yılında 61 yaşındaki bir kadını öldürmekten mahkum edilmişti ve infazı 2022'de iğneyle yapılmak istenmiş ancak damar yolunun bulunamaması üzerine ertelenmişti. Yargıç Marks'ın kararı, eyaletin bu yöntemi kullanarak herhangi bir mahkumu infaz etmesini kalıcı olarak yasaklıyor. Eyalet yetkilileri, kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Kararda, Alabama'nın önerdiği protokolün, azot gazının uygulanma şekli ve mahkumun maruz kalacağı süreçle ilgili yeterli güvence sağlamadığı vurgulandı. Yargıç Marks, 'Mahkumun bilincini kaybetmeden önce yaşayacağı boğulma hissi, sekizinci değişikliğin yasakladığı türden bir acıya yol açmaktadır' ifadelerini kullandı. Ayrıca, eyaletin bu yöntemi kullanmak için acele etmesinin, alternatif yöntemlerin yeterince araştırılmadığını gösterdiği belirtildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, ABD'de idam cezası tartışmalarına yeni bir boyut kazandırdı. Azot gazıyla infaz, Oklahoma ve Mississippi gibi diğer eyaletlerde de yasallaştırılmış durumda. İnsan hakları örgütleri, bu yöntemin henüz hiçbir yerde uygulanmamasına rağmen, potansiyel olarak işkenceye dönüşebileceği konusunda uyarıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, ABD'deki idam cezası uygulamalarını yakından takip ediyor. Karar, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu ve birçok ülke, ABD'yi insan hakları standartlarına uymaya çağırdı. ABD Yüksek Mahkemesi'nin daha önce azot gazıyla ilgili bir emsal kararı bulunmazken, bu dava ileride diğer eyaletler için de bağlayıcı olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki bu gelişmeyi insan hakları ve hukukun üstünlüğü bağlamında değerlendirmektedir. Her ne kadar Türkiye'de idam cezası 2004 yılında kaldırılmış olsa da, ABD'deki infaz yöntemleriyle ilgili tartışmalar, uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından önem taşımaktadır. Türk dış politikası, uluslararası platformlarda insan haklarına saygıyı vurgularken, bu tür davaların emsal teşkil etmesi bakımından yakından izlenmektedir. Ayrıca, ABD'deki idam cezası uygulamaları, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinde sıkça gündeme gelen bir konu olmasa da, adalet sistemi ve insan hakları alanındaki uluslararası standartların evrensel olduğunu göstermesi açısından dikkate değerdir.