ABD'de kuş gribi salgını, küçük ölçekli kümes hayvanı çiftliklerini derinden etkiliyor. Ohio'lu çiftçi Joshua Beebe, kuş gribi nedeniyle 2.800 tavuğunu itlaf etmek zorunda kaldı. Beebe, o anları anlatırken "En kötüsü sessizlikti" diyor. Şimdi, tüm sürüsünü kaybetmenin verdiği acıyla, yeniden başlamanın risklerini göze almakta zorlanıyor. Salgın, yalnızca büyük ticari işletmeleri değil, aile çiftliklerini de vuruyor ve sektörün kırılganlığını gözler önüne seriyor.
Küçük çiftlikler katı kurallarla mücadele ediyor
Joshua Beebe, güne çiftliğine giren kamyon ve arabaların tekerleklerini temizleyerek başlıyor. "Üzerlerine su sıkıyoruz ve fırçalıyoruz" diyor. Bu önlem, kuş gribinin yayılmasını önlemek için uygulanan katı biyogüvenlik protokollerinin sadece bir parçası. Beebe, tavuklarının bulunduğu kümeslere girerken özel tulumlar ve ayakkabı kılıfları giymek zorunda; bir tek yumurtanın bile kontamine olmaması için tüm araçlar dezenfekte ediliyor.
Bu önlemler, ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) kuş gribi salgınını kontrol altına almak için küçük çiftliklere getirdiği kuralların sadece bir kısmını oluşturuyor. Bir çiftlikte tek bir vaka tespit edildiğinde, tüm sürü itlaf ediliyor ve çiftlik en az 90 gün karantinaya alınıyor. Bu durum, küçük işletmeler için tam bir felaket anlamına geliyor; zira gelirlerinin önemli bir kısmını kaybediyorlar.
USDA'nın verilerine göre, son bir yılda 50 milyondan fazla kuş itlaf edildi. Bu, 2015'teki rekor salgından daha yüksek bir rakam. Küçük çiftlikler, büyük ticari işletmelere kıyasla daha az kaynağa sahip oldukları için bu kurallara uyum sağlamakta zorlanıyorlar. Beebe, "Kurallar iyi niyetli ama uygulanması çok zor. Bir hata her şeyi bitirebilir" diyor.
Salgının bölgesel ve küresel etkileri
Kuş gribi salgını, yalnızca ABD'yi değil, dünyanın birçok bölgesini etkiliyor. Salgın, Avrupa, Asya ve Afrika'da da yayılarak küresel gıda güvenliğini tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), virüsün insanlara bulaşma riskinin düşük olduğunu ancak kümes hayvanları tedarik zincirinde aksaklıklara yol açtığını belirtiyor.
ABD'deki salgın, yumurta ve tavuk eti fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Tüketici fiyatları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 arttı. Bu durum, düşük gelirli aileleri daha da zorluyor. Beebe, "Bizim ürettiğimiz yumurtalar, komşularımızın kahvaltı sofralarını süslüyordu. Şimdi onlar da marketlerde daha yüksek fiyatlar ödemek zorunda" diye ekliyor.
Uzmanlar, kuş gribinin yayılmasını önlemenin tek yolunun biyogüvenlik önlemlerini artırmak olduğunu vurguluyor. Ancak bu önlemler, küçük çiftlikler için maliyetli olabiliyor. Bazı eyaletler, çiftçilere maddi destek sağlasa da bu destek yeterli görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kuş gribi salgını, Türkiye için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, kümes hayvancılığında büyük bir üretici ve bu tür bir salgın, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini ciddi şekilde etkileyebilir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın salgınlara karşı aldığı önlemler bulunuyor, ancak küçük işletmelerin biyogüvenlik kurallarına uyum sağlaması büyük önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin ihracat pazarları da bu tür salgınlara karşı hassas; bir vaka, tüm ihracatın durmasına neden olabilir. Bu nedenle, ABD'deki deneyimler, Türkiye'nin erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi ve küçük üreticilere daha fazla destek sağlaması gerektiğini gösteriyor.