ABD yönetimi, Çinli ihracatçıların Trump döneminde uygulanan gümrük vergilerinden kaçınmak için mallarını üçüncü ülkeler üzerinden sevk ettiğini öne sürdüğü bir rapor yayımladı. Perşembe günü açıklanan Beyaz Saray raporunda, son bir yılda Çin'in ticari çıkarlarına karşı önlem alan üç Latin Amerika hükümetinin de aralarında bulunduğu dokuz ülke, bu kaçış mekanizmasına yardımcı olmakla suçlandı. Raporda Meksika, Panama ve Kolombiya'nın yanı sıra Brezilya, Arjantin, Ekvador, Peru, Şili ve Uruguay da yer aldı.
Gelişmenin Arka Planı
Beyaz Saray'ın yayımladığı rapor, Çinli ihracatçıların ABD'nin uyguladığı yüksek gümrük vergilerinden kaçmak için mallarını Meksika, Panama ve Kolombiya gibi ülkeler üzerinden ABD'ye gönderdiğini iddia ediyor. Rapora göre, bu ülkeler Çin menşeli ürünlere kendi menşe belgelerini düzenleyerek ya da malların sadece depolandığı ve işlendiği lojistik merkezler olarak hareket ederek tarifelerden kaçışa zemin hazırlıyor.
ABD Ticaret Temsilciliği'nin hazırladığı raporda, 2024 yılında bu ülkelerden yapılan ithalatın kayda değer bir artış gösterdiği, bu artışın büyük bölümünün Çin menşeli ürünlerin yeniden ihracından kaynaklandığı belirtildi. Özellikle Meksika, ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından biri olması nedeniyle bu kaçış güzergahının merkezi olarak öne çıkıyor. Panama ise serbest ticaret bölgeleri ve lojistik altyapısı sayesinde eleştirilerin odağında yer alıyor.
Üç Latin Amerika hükümeti — Meksika, Panama ve Kolombiya — son bir yıl içinde Çin'in ticari çıkarlarına karşı önlemler alarak ABD ile ilişkilerini güçlendirmeye çalışmıştı. Ancak Beyaz Saray raporu, bu ülkelerin söylemlerine rağmen Çin'in tarife kaçışına fiilen yardımcı olduklarını ortaya koyuyor. Meksika Hükümeti, rapora tepki göstererek ticaret kurallarına uyduklarını ve ABD ile işbirliğine açık olduklarını açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu rapor, ABD'nin Çin ile ticaret savaşında yeni bir cephe açtığını gösteriyor. Washington, daha önce de Vietnam ve Malezya gibi Asya ülkelerini benzer şekilde suçlamış, bu ülkelere ek gümrük vergileri getirmişti. Şimdi Latin Amerika ülkelerine yönelik benzer bir baskı oluşturulması, bölgedeki ticaret dengelerini etkileyebilir. Çin, son yıllarda Latin Amerika'daki altyapı projelerine yaptığı yatırımlarla etkisini artırmış durumda. ABD'nin bu hamlesi, Çin'in bölgedeki nüfuzunu sınırlamaya yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, bu raporun ABD'nin özellikle seçim döneminde Çin'e yönelik sert tutumunu sürdürme kararlılığını yansıttığını belirtiyor. Ancak Latin Amerika ülkelerinin ekonomik olarak Çin'e bağımlılığı göz önüne alındığında, ABD'nin bu suçlamalarının ticari misillemelere yol açabileceği ve bölgede yeni ticaret anlaşmazlıkları yaratabileceği öngörülüyor. Ayrıca, bu durum ABD'nin Latin Amerika'daki müttefikleriyle ilişkilerini zorlayabilir; çünkü bu ülkeler hem ABD ile ticaret yapmak hem de Çin'den gelen yatırımı sürdürmek arasında bir denge kurmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik tarifeleri delmek için benzer yollar kullanan Türkiye'ye de bir mesaj niteliği taşıyabilir. Türkiye, özellikle son dönemde Çin'den yapılan bazı ürünlerin yeniden ihracatı konusunda ABD ile benzer tartışmalar yaşamıştı. ABD'nin bu raporu, Türkiye'ye yönelik gelecekteki ticari baskıların habercisi olabilir. Türkiye'nin ABD ile ticaret hacmi göz önüne alındığında, bu tür suçlamaların ekonomik yaptırımlara dönüşmemesi için Ankara'nın Washington ile ticari işbirliği kanallarını güçlendirmesi önem arz ediyor.