GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

ABD'nin kuruluş felsefesi: Müdahaleci güç

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ABD'nin kuruluş felsefesi: Müdahaleci güç
Çeviri Kaynağı
Responsiblestatecraft — Bu haber, Responsiblestatecraft'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

4 Temmuz 1821'de, Bağımsızlık Bildirgesi'nin 45. yıldönümünde, ABD Dışişleri Bakanı John Quincy Adams, Amerikan dış politikasının temel paradoksunu ortaya koyan bir konuşma yaptı. Konuşmasında, ülkesinin "özgürlük ve bağımsızlık davasına sempati duymakla birlikte, yabancı ülkelerin işlerine karışmama" politikasını savundu. Ancak tarih, ABD'nin bu ilkeye tam tersi bir şekilde, sürekli müdahaleci bir güç olarak hareket ettiğini gösteriyor. Adams'ın sözleri, dönemin Amerikan kamuoyundaki iki ana eğilimi yansıtıyordu: bir yanda devrimci idealleri yayma isteği, diğer yanda Avrupa çatışmalarından uzak durma arzusu.

Adams'ın vizyonu ve uygulamadaki çelişkiler

John Quincy Adams, Monroe Doktrini'nin mimarı olarak bilinir. 1823'te Başkan James Monroe tarafından açıklanan bu doktrin, ABD'nin Avrupa devletlerinin Amerika kıtasındaki müdahalelerine karşı çıkmasını ve ABD'nin Avrupa iç işlerine karışmamasını öngörüyordu. Ancak Adams'ın kendi dış politika pratiği, bu ilkelerle çelişiyordu. Adams, Florida'nın İspanya'dan satın alınmasını müzakere ederken askeri güç kullanma tehdidinde bulunmuş ve ABD'nin kıtasal yayılmasını aktif olarak desteklemiştir. Ayrıca, Adams, ABD'nin Yunanistan'ın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı bağımsızlık savaşını maddi ve diplomatik olarak desteklemesini önermiş, ancak Başkan Monroe'nun daha temkinli tutumu nedeniyle bu girişim başarısız olmuştur.

ABD'nin erken dönem dış politikasındaki bu ikilik, ülkenin kuruluşundan itibaren müdahaleci bir refleks taşıdığını göstermektedir. Adams'ın 1821 konuşması, idealist söylemle realist politika arasındaki gerilimi yansıtmaktadır. ABD, bir yandan kendisini "özgürlük filosu" olarak tanımlarken, diğer yandan çıkarları gerektirdiğinde askeri ve diplomatik müdahaleyi tercih etmiştir. Bu ikilem, 19. yüzyıldaki Kızılderili savaşlarından 20. yüzyılın Latin Amerika müdahalelerine, Vietnam ve Irak işgallerine kadar sürmüştür.

Modern yansımalar: 250 yıllık bir miras

RS dergisinin Amerikan Bağımsızlığı'nın 250. yıldönümü vesilesiyle hazırladığı bu seri, ABD'nin dış politikasındaki bu sürekliliği mercek altına alıyor. Adams'ın konuşmasından 200 yıl sonra, ABD hala "müdahaleci bir güç" olarak anılmakta ancak bu kez iç siyasi tartışmaların odağında. Afganistan'dan çekilme, Ukrayna'ya askeri yardım ve İsrail-Hamas savaşı gibi konular, ABD'nin küresel rolü ve müdahale sınırları üzerine tartışmaları alevlendiriyor. ABD'nin, Ukrayna'ya 2022'den bu yana yaptığı 75 milyar doları aşan askeri yardım, Adams'ın "savaşlardan uzak durma" öğüdünün ne kadar uzağına düştüğümüzü gösteriyor.

Adams'ın konuşmasındaki bir başka temel nokta, ABD'nin ulusal çıkarlarını evrensel özgürlük söylemiyle meşrulaştırma eğilimidir. Bu anlayış, Soğuk Savaş boyunca "özgür dünyayı savunma" söylemiyle devam etmiş, 11 Eylül sonrası "teröre karşı savaş" ile yeni bir boyut kazanmıştır. Seri, bu tarihsel köklerin modern ABD dış politikasını nasıl şekillendirdiğini analiz etmektedir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD'nin kurucu dış politika felsefesindeki müdahaleci eğilim, Türkiye'nin güvenlik çıkarları açısından belirleyici olmuştur. Soğuk Savaş döneminde NATO üyesi olarak ABD'nin müdahaleci politikalarının koruması altına giren Türkiye, son yıllarda bu politikaların hedefi haline gelmiştir. PKK/YPG'ye verilen destek, F-35 programından çıkarılma ve Doğu Akdeniz'deki gerginlikler, ABD müdahaleciliğinin Türkiye aleyhine dönen yönleridir. Adams'ın 1821'de çizdiği idealist çerçeve, günümüzde Türkiye-ABD ilişkilerinde yaşanan güven bunalımını anlamak için hala geçerlidir. ABD'nin kendi çıkarları için askeri müdahaleyi meşru görmesi, Türkiye'nin bağımsız dış politika arayışını zorlaştırmaktadır.

Etiketler:
abddis-politikatarihjohn-quincy-adamsmonroe-doktrinibagimsizlik

İlgili Haberler

Milyarder Vergisi Kasım Seçimlerinde Oy Pusulasında
ABD

Milyarder Vergisi Kasım Seçimlerinde Oy Pusulasında

14 dk önce

Venezuela'da ölü sayısı 1000'e yaklaşırken Los Angeles'tan yardım ekipleri bölgeye ulaştı
ABD

Venezuela'da ölü sayısı 1000'e yaklaşırken Los Angeles'tan yardım ekipleri bölgeye ulaştı

14 dk önce

Zion Parkı'nda eşini uçurumdan itmekle suçlanan eski papaz öldü
ABD

Zion Parkı'nda eşini uçurumdan itmekle suçlanan eski papaz öldü

14 dk önce

İspanya, SoFi Stadı'nda erken zorlukları aşıp grupları geçti
ABD

İspanya, SoFi Stadı'nda erken zorlukları aşıp grupları geçti

18 dk önce