ABD ordusunun, Küba'ya yönelik olası bir askeri müdahale için hazırlık yaptığı iddia edildi. CBS News'in özel haberine göre, Pentagon'un olası bir operasyon için planlarını hazır tuttuğu ve bu kapsamda tıbbi, lojistik ve askeri polis birliklerinin konuşlandırılmasının değerlendirildiği belirtildi. Haberde, henüz kesin bir karar alınmadığı ancak hazırlıkların sürdüğü kaydedildi.
Gelişmenin arka planı ve Pentagon'un hazırlıkları
CBS News'ün haberine göre, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Küba'ya yönelik olası bir askeri harekat için kapsamlı planlar üzerinde çalışıyor. Bu planlar çerçevesinde, özellikle tıbbi destek, lojistik ve askeri polis birliklerinin görevlendirilmesi gündemde. Söz konusu birliklerin, olası bir operasyon sonrasında ortaya çıkabilecek insani ihtiyaçlara yanıt vermek, bölgede düzeni sağlamak ve lojistik akışı yönetmek için kullanılabileceği ifade ediliyor.
ABD ile Küba arasındaki ilişkiler, onlarca yıldır çeşitli gerilimlere sahne oldu. Soğuk Savaş döneminde yaşanan Füze Krizi'nin ardından iki ülke arasında ambargo ve kısıtlamalar uzun süre devam etti. 2014 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama ile Küba Devlet Başkanı Raul Castro'nun karşılıklı adımlarıyla başlayan normalleşme süreci, 2017'de Donald Trump'ın başkan olmasıyla büyük ölçüde sekteye uğradı. Trump yönetimi, Küba'ya yönelik yaptırımları sıkılaştırdı ve seyahat kısıtlamalarını artırdı. Joe Biden döneminde ise kısmi gevşemeler yaşandı ancak ilişkiler tam olarak normalleşmedi.
Son yıllarda Küba, ekonomik zorluklar, yakıt ve gıda kıtlığı, elektrik kesintileri ve artan toplumsal hoşnutsuzlukla mücadele ediyor. Bu durum, ABD'nin bölgedeki istikrarsızlığa müdahale etme olasılığını yeniden gündeme getirebilir. Ancak Pentagon'un böyle bir adımı hangi koşullarda atacağı henüz net değil. CBS News'e konuşan yetkililer, planların rutin bir hazırlık sürecinin parçası olabileceğini de ima etti. Askeri uzmanlar, bu tür planlama faaliyetlerinin her ihtimale karşı yapıldığını, bunun mutlaka bir müdahale anlamına gelmediğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin Küba'ya yönelik olası bir askeri harekatı, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde ciddi yankı uyandırabilir. Bölge ülkeleri, tarihsel olarak ABD'nin askeri müdahalelerine mesafeli yaklaşmıştır. Özellikle Venezuela, Nikaragua ve Bolivya gibi solcu hükümetler, böyle bir adımı emperyalist bir müdahale olarak nitelendirebilir. Meksika ve Brezilya gibi bölgesel güçler ise diplomatik çözüm çağrısı yapabilir. Ayrıca, Rusya ve Çin'in Küba ile olan bağları göz önüne alındığında, Moskova ve Pekin'in olası bir ABD müdahalesine sert tepki vermesi beklenebilir. Rusya, Küba'da istihbarat üslerine sahip olabilir ve bu durum, iki büyük güç arasında yeni bir gerilim hattı yaratabilir.
Öte yandan, ABD iç siyasetinde de bu konu tartışmalı. Florida gibi eyaletlerde yaşayan Küba kökenli Amerikalılar, Küba yönetimine karşı sert politikaları destekleyebilir. Ancak genel olarak Amerikan kamuoyu, yeni bir askeri maceraya sıcak bakmayabilir. Kongre'de ise hem Demokratlar hem de Cumhuriyetçiler arasında farklı görüşler mevcut. Pentagon'un planları, Kongre'ye bildirilmeden uygulamaya konulamaz; bu nedenle olası bir operasyonun yasal ve siyasi süreçlerden geçmesi gerekecek.
Uluslararası hukuk açısından, Birleşmiş Milletler Şartı'na göre askeri müdahale ancak meşru müdafaa veya Güvenlik Konseyi kararıyla mümkün. ABD'nin tek taraflı bir müdahalesi, uluslararası alanda geniş bir koalisyon tarafından desteklenmedikçe zorlayıcı olabilir. Bu nedenle, olası bir operasyonun diplomatik izolasyon riski taşıdığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Küba'ya yönelik olası askeri hazırlıkları, doğrudan Türkiye'yi hedef almasa da küresel güç dengeleri ve NATO içi dinamikler açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ilişkilerini geliştirme çabası içinde. Küba ile ticari ve diplomatik bağlarını güçlendiren Ankara, böyle bir müdahale durumunda denge politikası izlemek zorunda kalabilir. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı askeri eylemleri, Türkiye'nin savunduğu çok taraflılık ilkesine aykırı düşebilir. NATO müttefiki olarak Türkiye, ABD ile ilişkilerini zedelemeden bölgesel istikrarı koruma yönünde bir tutum sergileyebilir. Öte yandan, olası bir müdahale, Türkiye'nin savunma sanayii ve enerji güvenliği gibi alanlarda yeni fırsatlar veya riskler doğurabilir. Bu nedenle gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekiyor.