ABD'nin Florida eyaletinde yaşayan bir aile, 60 yılı aşkın süredir evli olduğu eşiyle birlikte toprağa verilmek isteyen Nancy Anders'ın (83) cenazesinin, görevli cenaze evi tarafından 'kazara' yakılması üzerine dava açtı. Aile avukatı aracılığıyla yapılan açıklamada, Nancy Anders'ın vasiyetinde eşi John Anders'ın yanına gömülmeyi açıkça belirttiği, ancak cenaze evinin bu isteği dikkate almayarak cesedi yaktığı iddia ediliyor. Olay, Texas eyaletindeki bir krematoryumda meydana geldi.
Cenaze evinin ihmali ve ailenin travması
Mahkemeye sunulan dilekçeye göre, Nancy Anders 2023 yılında hayatını kaybetti. Aile, cenaze işlemleri için Texas'ta faaliyet gösteren 'Eternal Rest Funeral Home' ile anlaştı. Ancak cenaze evi, ailenin defnetme talebine rağmen Nancy'nin naaşını yaktı. Aile avukatı Michael Johnson, 'Nancy hanımın son arzusu eşinin yanında huzur içinde yatmaktı. Cenaze evi, bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlüydü. Bunu yapmayarak aileye onarılmaz bir acı yaşattı' dedi. Dava, cenaze evinin sözleşmeye aykırı davrandığı ve duygusal zarara yol açtığı gerekçesiyle açıldı.
Aile, olayın ardından psikolojik destek almak zorunda kaldıklarını belirtti. Nancy'nin kızı Sarah Anders, 'Annemin son günlerinde onunla vedalaşmak istiyorduk. Şimdi bir mezarı bile yok. Ona son görevimizi yapamamanın acısını tarif edemem' ifadelerini kullandı. Cenaze evi henüz iddialara resmi bir yanıt vermedi. Ancak şirketin avukatı, 'Talihsiz bir yanlış anlaşılma olduğunu' ve soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
ABD'de cenaze hizmetleri sektörü ve denetim sorunları
ABD'de cenaze hizmetleri sektörü, her eyalette farklı yasal düzenlemelere tabi. Bazı eyaletlerde krematoryumların denetimi oldukça gevşekken, bazılarında sıkı kurallar uygulanıyor. Texas, cenaze evlerinin ruhsatlandırılması ve denetimi konusunda orta düzeyde bir sıkılığa sahip. Uzmanlar, bu tür olayların nadir de olsa yaşandığını ve ailelerin cenaze işlemlerini yaptırmadan önce firmanın geçmişini araştırmasını öneriyor. Amerikan Mezarlıklar ve Cenaze Evleri Birliği'ne göre, 2022'de ülke genelinde 200'den fazla cenaze evi hatası rapor edildi. Bunların çoğu, yanlış ceset teslimi veya defin talimatlarının ihlali gibi vakalar.
Olay, cenaze sektöründe daha sıkı düzenlemeler yapılması gerektiği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Tüketici hakları savunucusu Linda Moore, 'Aileler en hassas anlarında bu firmalara güveniyor. Yaşanan bu tür ihmaller, sektörün denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor' dedi. Ailenin açtığı davada, manevi tazminat talebinin yanı sıra, cenaze evinin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması da isteniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, cenaze hizmetlerinde denetim ve ailelerin son isteklerine saygı konusunda evrensel bir soruna işaret ediyor. Türkiye'de de cenaze hizmetleri sektörü çoğunlukla belediyeler ve özel firmalar tarafından yürütülüyor. Özellikle büyükşehirlerde krematoryum sayısının artmasıyla birlikte, benzer ihmallerin yaşanmaması için denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi önem taşıyor. Türkiye'de defin işlemleri dini hassasiyetler nedeniyle daha sıkı kurallara tabi olsa da, sektörün şeffaflığı ve hukuki sorumlulukları konusunda farkındalığın artırılması gerekiyor. Bu olay, Türkiye'deki cenaze evleri ve krematoryumlar için bir uyarı niteliği taşıyor.