ABD’de eyalet düzeyinde alınan önlemler tüketicilere kısmi rahatlama sağlasa da, kredi kartı komisyon ücretlerindeki tekel yapısını kırmak için ulusal bir düzenleme gerekiyor. Kongre’ye sunulan Kredi Kartı Rekabet Yasası (Credit Card Competition Act – CCCA), Visa ve Mastercard’ın sektördeki hakimiyetini sona erdirerek Amerikan hanelerinin her yıl fazladan ödediği 1.200 doları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bu yasa, küçük işletmelerden tüketicilere kadar geniş bir kesimi etkileyen komisyon ücretlerinde rekabeti artırmayı amaçlıyor.
Tekelin bedeli: Her aile yılda 1.200 dolar kaybediyor
Visa ve Mastercard, ABD’deki kredi kartı işlemlerinin yaklaşık yüzde 80’ini kontrol ediyor. Bu iki şirket, her işlemde satıcılardan kesilen “swipe fee” (komisyon ücreti) olarak bilinen masrafları belirliyor. Ulusal Perakende Federasyonu’na göre, bu ücretler 2022’de 160 milyar dolara ulaştı ve her yıl ortalama yüzde 7-10 oranında artıyor. Bu maliyet, doğrudan tüketicilere yansıyor: Ürün fiyatlarına eklenen komisyonlar nedeniyle Amerikalı bir aile yılda yaklaşık 1.200 dolar fazla ödüyor. Küçük işletmeler ise kâr marjlarının daralmasıyla mücadele ediyor.
CCCA, büyük bankaların (varlık büyüklüğü 100 milyar doların üzerinde) kredi kartı işlemlerinde en az iki farklı ağ kullanmasını zorunlu kılıyor. Bu, Visa ve Mastercard’ın yanı sıra daha küçük rakiplerin (örneğin Discover, American Express veya yeni nesil fintech ağları) de devreye girmesini sağlayarak komisyon oranlarını düşürmeyi hedefliyor. Tasarı, 2022’de ilk kez sunulduğunda geniş bir destek görmüş ancak bankalar ve kart şirketlerinin yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle yasalaşamamıştı. Şu anda Senato’da yeniden görüşülüyor ve 2025 ortasına kadar oylanması bekleniyor.
Küresel yansımalar ve benzer düzenlemeler
ABD’deki bu girişim, dünya genelinde kredi kartı komisyonlarına yönelik artan regülasyon trendinin bir parçası. Avustralya, 2023’te kart komisyonlarını sınırlayan düzenlemeler getirirken, Avrupa Birliği 2015’ten beri Interchange Fee Regulation ile kart ücretlerine tavan getirmiş durumda. Ancak ABD, diğer gelişmiş ülkelere kıyasla hâlâ yüksek komisyon oranlarıyla dikkat çekiyor. Örneğin ABD’de ortalama bir kredi kartı komisyonu yüzde 2-3 arasında değişirken, AB’de bu oran yüzde 0,3-0,5 seviyesinde. CCCA'nın yasalaşması halinde, küresel ödeme sistemlerinde bir dalgalanma etkisi yaratması ve diğer ülkeleri benzer adımlara teşvik etmesi bekleniyor. Öte yandan, büyük bankalar ve kart şirketleri, yasanın tüketici sadakat programlarını (mil, puan, nakit iade) olumsuz etkileyeceğini savunuyor. Analistlere göre, bu programlar komisyon gelirleriyle finanse edildiğinden, düşük komisyonlar kart kullanıcılarının avantajlarını azaltabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu düzenleme doğrudan Türkiye’yi ilgilendirmese de, küresel ödeme sistemlerindeki rekabetin artması Türk bankaları ve fintech sektörü için fırsatlar doğurabilir. Türkiye’de kredi kartı komisyon oranları BDDK ve Merkez Bankası tarafından düzenleniyor; ancak uluslararası kart markalarının (Visa, Mastercard) hakimiyeti sürüyor. ABD’de tekelin kırılması, alternatif ödeme ağlarının (UnionPay, Troy gibi) uluslararası alanda daha fazla kabul görmesini sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye’nin ihracat yaptığı pazarlarda düşen komisyon maliyetleri, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırabilir. Öte yandan, Türk bankalarının bu dönüşüme uyum sağlamak için teknolojik yatırımlarını hızlandırması gerekiyor.