ABD Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçi çoğunluğun savunma bütçesini geçirme çabaları, partinin amiral gemisi seçim yasası olan SAVE Act (Yabancı Seçmenlerin Kaydını Durdurma Yasası) nedeniyle bir kez daha tökezledi. 13 Şubat 2025 tarihinde yapılan prosedür oylamasında, bir düzineden fazla Cumhuriyetçi milletvekili, partilerinin kendi yasalarına aykırı olarak, savunma bütçesini içeren yasa paketini reddetti. Bu durum, Başkan Johnson'ın dar çoğunluğu üzerindeki iç isyanların ne denli derin olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Söz konusu oylama, ABD'nin ulusal güvenlik harcamalarını finanse edecek kritik bir savunma yasasının önündeki engeli aşmayı hedefliyordu.
Gelişmenin Arka Planı: SAVE Act ve İç Çekişmeler
SAVE Act, Cumhuriyetçilerin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve seçmen kimlik doğrulamasını sıkılaştırarak yabancı uyruklu kişilerin seçmen kaydı yaptırmasını engellemeyi amaçlayan bir yasa. Ancak bu yasa, Demokratlar ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından seçmen haklarını kısıtladığı gerekçesiyle sert bir şekilde eleştiriliyor. Cumhuriyetçi Parti içinde bile, yasanın kapsamı ve uygulanabilirliği konusunda fikir ayrılıkları bulunuyor. Özellikle ılımlı Cumhuriyetçiler, yasanın federal seçimlerde gereksiz bir bürokrasi yaratacağını ve seçmen katılımını olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
Oylamada, 13 Cumhuriyetçi milletvekilinin muhalefeti, Başkan Johnson'ın Meclis'teki 219-211 gibi son derece dar bir çoğunluğa sahip olması nedeniyle büyük bir krize yol açtı. Johnson, bu ayaklanmayı bastırmak için yoğun bir lobi faaliyeti yürütse de, isyancıların kararlı duruşu karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Bu olay, sadece savunma bütçesini tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda Cumhuriyetçilerin seçim gündeminin parti içinde ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koyuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD'nin Savunma Harcamaları Üzerindeki Etkileri
Savunma bütçesinin zamanında onaylanamaması, ABD'nin küresel askeri taahhütlerini doğrudan etkiliyor. Pentagon, mali yılın başında bütçe alamazsa, askeri operasyonları finanse etmekte zorluk çekebilir. Özellikle Doğu Avrupa'da Rusya'ya karşı caydırıcılık, Hint-Pasifik bölgesinde Çin'in artan etkisine karşı pozisyon alma gibi kritik alanlarda aksamalar yaşanabilir. Ayrıca, NATO müttefiklerinin ABD'nin taahhütlerine olan güveni sarsılabilir. SAVE Act gibi iç siyasi bir tartışmanın savunma harcamalarını rehin alması, ABD'nin küresel liderlik imajına gölge düşürüyor. Bu kriz, ABD Kongresi'ndeki siyasi kutuplaşmanın ulusal güvenlik üzerindeki olumsuz etkilerine dair endişeleri artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin savunma bütçesi krizi, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. ABD'nin savunma harcamalarında yaşanacak bir gecikme, özellikle Türkiye'nin güvenlik çıkarlarının yakından ilgili olduğu bölgelerdeki (Suriye, Doğu Akdeniz, NATO'nun doğu kanadı) askeri operasyonları etkileyebilir. Türkiye, ABD'nin terörle mücadele ve müttefik yükümlülüklerindeki performansının bu iç krizden etkilenmesinden endişe duyabilir. Ayrıca, F-16 modernizasyonu ve diğer savunma iş birlikleri gibi dosyalar, ABD Kongresi'ndeki bu tür siyasi tıkanıklıklar nedeniyle gecikme riski taşıyor. Küresel ölçekte ise, ABD'nin güvenilir bir ortak olarak algılanmasının zedelenmesi, Türkiye gibi müttefik ülkelerin alternatif güvenlik yapılanmalarına yönelmesine yol açabilir.