ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyon başlatma yetkisini sınırlayan bir yasa tasarısını kabul etti. 227'e karşı 186 oyla geçen tasarı, Trump yönetiminin İran'a karşı savaş ilan etme veya askeri güç kullanma kararını Kongre'nin onayına tabi kılmayı hedefliyor. Bu gelişme, özellikle İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Ocak 2020'de ABD tarafından öldürülmesinin ardından Washington ile Tahran arasında tırmanan gerilimin ardından geldi. Benzer bir yasa tasarısının, Lübnan'daki Hizbullah ile yaşanan gerginlikler ve İsrail'e yönelik destek kapsamında önümüzdeki günlerde Meclis'e sunulması bekleniyor.
Tasarının İçeriği ve Siyasi Boyutu
Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen yasa tasarısı, Başkan Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanmasını, Kongre'nin açık onayı olmadan yasaklamayı amaçlıyor. Tasarı, Trump yönetiminin İran ile savaşa girmesini engellemek için Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçilerin ortak çabası sonucu hazırlandı. Beyaz Saray, tasarıya karşı çıkarak, başkanın ulusal güvenlik konularında hareket kabiliyetini kısıtlayacağını savundu. Ancak Kongre üyeleri, özellikle Süleymani suikastı sonrası artan savaş riskine karşı, anayasal yetkilerini koruma gereği duydular. Tasarı, Senato'da da benzer bir süreçten geçecek. Eğer yasalaşırsa, Trump'ın İran'a yönelik askeri seçenekleri önemli ölçüde sınırlanacak.
Lübnan için hazırlanan benzer tasarı ise, İsrail ile Hizbullah arasında yaşanan çatışmaların ardından gündeme geldi. İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik operasyonları ve Hizbullah'ın misillemeleri, bölgedeki gerilimi tehlikeli bir noktaya taşıdı. ABD'nin İsrail'e verdiği destek ve Lübnan'daki askeri varlığı, Kongre'nin dikkatini çekti. Yasa tasarısı, Trump yönetiminin Lübnan'da doğrudan bir askeri müdahalede bulunmasını engellemeyi hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran ve Lübnan'a yönelik bu yasal girişimler, ABD'nin Ortadoğu politikasında Kongre ile Beyaz Saray arasındaki yetki çatışmasını gözler önüne seriyor. Trump yönetimi, İran'a karşı maksimum baskı politikası izlerken, bazı milletvekilleri başkanın savaş yetkisini kötüye kullanabileceğinden endişe ediyor. Özellikle Suudi Arabistan ve İsrail gibi müttefiklerin baskısı, ABD'yi İran ve müttefiklerine karşı daha agresif bir tutuma itiyor. Ancak Kongre, 2003 Irak Savaşı'nın yaralarını henüz saramamışken, yeni bir Ortadoğu macerasına sıcak bakmıyor. Tasarılar, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki askeri varlığının sorgulanmasına neden oluyor. İran ve Hizbullah'ın tepkileri ise dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Kongresi'nin bu adımı, Türkiye'nin güvenlik kaygıları açısından önemli bir gelişmedir. İran ve Lübnan'daki askeri gerilimin sınırlanması, bölgesel istikrarı olumlu etkileyebilir. Türkiye, İran ile sınır komşusudur ve Suriye, Irak gibi kriz bölgelerinde çıkarları bulunmaktadır. ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, tüm bölgeyi etkileyebileceği gibi, Türkiye'yi de doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Lübnan'da Hizbullah'ın varlığı, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanları konularında Türkiye ile yaşanan gerginliklere yeni bir boyut katabilir. Bu nedenle, Kongre'nin savaş yetkisini sınırlama çabası, Türkiye'nin bölgesel istikrarı koruma hedefleriyle örtüşmektedir. Ancak, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve baskı politikası devam ettiği sürece, bölgedeki gerginliğin tamamen sona ereceğini söylemek güçtür. Türkiye, bu süreçte diplomatik kanalları açık tutarak, hem ABD hem de İran ile dengeli bir politika izlemeye çalışacaktır.