ABD Kongresi'ne sunulan yeni bir yasa tasarısı, H-1B vizesi sahiplerinin yeşil kart almasını engelleyerek geçici çalışma izinlerinin kalıcı oturum iznine dönüşmesini tamamen sonlandırmayı hedefliyor. Söz konusu düzenleme, Başkan Donald Trump yönetiminin yasal göç programlarına yönelik kapsamlı baskısının en son adımı olarak değerlendiriliyor. Tasarı, H-1B başvuru sahiplerine yönelik ücret artışı ve yeni başvurular için 100 bin dolar ek ücret getirilmesini de içeren sıkı tedbirlerle birlikte geliyor.
Tasarının Detayları ve Arka Planı
Yasa tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi üyesi Paul Gosar tarafından sunuldu ve şu anda komite aşamasında bulunuyor. Tasarının amacı, H-1B vizesinin geçici bir çalışma izni olarak kalmasını ve yeşil kart başvurusuna dönüştürülmesini engellemek. Halihazırda H-1B vizesine sahip olan kişiler, işveren sponsorluğuyla yeşil kart başvurusu yapabiliyor ve bu süreçte vize sürelerini uzatabiliyorlardı. Yeni düzenleme bu yolu tamamen kapatmayı öngörüyor.
Tasarı, Trump yönetiminin Nisan 2017'de imzaladığı 'Amerikalıları Satın Al, Amerikalıları İşe Al' başlıklı başkanlık kararnamesinin bir uzantısı olarak görülüyor. O tarihten bu yana H-1B vizesi başvurularındaki red oranlarında belirgin bir artış yaşandı. ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri verilerine göre, 2019 mali yılında H-1B başvurularının neredeyse üçte biri reddedilirken, bu oran Obama döneminde yüzde 10'un altındaydı.
Tasarı ayrıca, işverenlerin H-1B çalışanlarına ödemekle yükümlü olduğu asgari ücreti önemli ölçüde yükseltiyor. Yeni düzenlemeye göre, H-1B çalışanlarına ödenen ücret, benzer pozisyondaki Amerikalı işçilerin medyan ücretinin en az yüzde 80'i olmak zorunda. Ayrıca, her yeni H-1B başvurusu için 100 bin dolarlık ek bir ücret alınması öngörülüyor. Bu ücretlerin Amerikalı işçilerin eğitimi ve işe yerleştirilmesi için kullanılması planlanıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
H-1B vizesi programı, özellikle Hindistan ve Çin gibi ülkelerden gelen yüksek vasıflı iş gücü için ABD'ye geçişte kritik bir rol oynuyor. Tasarının yasalaşması halinde, bu ülkelerden ABD'ye yönelik beyin göçünde ciddi bir azalma bekleniyor. Özellikle teknoloji sektörü, Google, Microsoft, Amazon gibi dev şirketlerin yoğun olarak kullandığı bu programın daralmasından en çok etkilenecek alanlardan biri olacak.
Hindistan, her yıl H-1B vizelerinin yaklaşık yüzde 70'ini alarak programın en büyük yararlanıcısı konumunda. Tasarının yasalaşması, Hindistan'ın teknoloji ihracatını ve ABD'deki Hint diasporasının büyümesini olumsuz etkileyebilir. Çin ise ikinci büyük yararlanıcı ülke olarak öne çıkıyor. İki ülke de bu düzenlemeye karşı lobi faaliyetlerini yoğunlaştırmış durumda.
ABD'deki iş dünyası örgütleri ise tasarıya şiddetle karşı çıkıyor. Teknoloji şirketleri, yabancı yeteneklerin ABD'ye çekilmesinin yenilikçilik ve ekonomik büyüme için hayati önem taşıdığını savunuyor. Tasarının yasalaşması halinde, şirketlerin Ar-Ge çalışmalarını Kanada veya Avrupa gibi daha esnek göç politikalarına sahip ülkelere kaydırabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
H-1B vizesi, Türkiye'den ABD'ye çalışmak isteyen yüksek vasıflı profesyoneller için de önemli bir yol olsa da, Türkiye programın en büyük yararlanıcıları arasında yer almıyor. Türkiye'den H-1B başvurularının toplam içindeki payı yüzde 1'in altında. Dolayısıyla tasarının Türkiye'ye doğrudan etkisi sınırlı olacaktır. Ancak, küresel teknoloji şirketlerinin Ar-Ge ve inovasyon merkezlerini ABD dışına kaydırma potansiyeli, Türkiye'nin bölgesel bir teknoloji merkezi olma hedefleri açısından fırsat yaratabilir. Türkiye, benzer yetenekleri cezbetmek için daha cazip bir ortam sunabilir. Ayrıca, ABD'nin göç politikalarındaki bu katılaşma, uluslararası iş gücü hareketliliğinde küresel bir eğilimin parçası olarak Türkiye'nin göç ve vize politikalarını da şekillendirebilir.