ABD Temsilciler Meclisi'nde Cumhuriyetçilerin liderliğindeki bir komite, ülkenin Çin ile rekabetine odaklanan çalışmaları kapsamında, Amerikalı akademisyenleri, işlerini Çin'den gelen adaylara kaptırdıklarını düşünüyorlarsa öne çıkmaya çağıran bir duyuru yayınladı. "Çin'i Yeniden Kazanmak" adlı alt komitenin bu hamlesi, bilim dünyasında ve kamuoyunda ayrımcılık endişelerini artırdı. Çağrı, özellikle akademik kariyerinde ilerlemek isteyen Amerikalıların, işe alım süreçlerinde Çinli adayların kayırıldığını düşünmeleri durumunda komiteye bilgi vermelerini öngörüyor.
Komitenin Çağrısı ve Tepkiler
''Çin'i Yeniden Kazanmak'' seçici kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, Amerikalı öğrenciler, doktora sonrası araştırmacılar ve akademisyenlerin, Çin'den gelen adaylar lehine iş fırsatlarını kaçırdıklarını düşünüyorlarsa bunu bildirmelerini istedi. Komite, bu tür bir uygulamanın ABD'nin ulusal güvenliğini tehdit ettiğini ve Amerikalı işçilerin haklarını ihlal ettiğini öne sürüyor. Ancak bu çağrının hemen ardından, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinden tepkiler yükseldi. Pek çok akademisyen, bu adımın bilimsel ortamda yabancı düşmanlığını körükleyebileceğini ve Çin asıllı Amerikalı akademisyenlere karşı ayrımcılığa zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
Komitenin başkanı olan Kongre üyesi Mike Gallagher, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, amaçlarının Amerikalı işçileri korumak ve Çin'in ABD akademisini istismar etmesini engellemek olduğunu savundu. Gallagher, ''Çin'in Amerikan üniversitelerinde casusluk ve teknoloji transferi yaptığına dair ciddi kanıtlar var. Bu çağrı, bu tür uygulamaların ortaya çıkarılmasına yardımcı olacaktır'' dedi. Ancak eleştirmenler, komitenin bu hamlesinin, özellikle uzay ve yapay zeka gibi kritik alanlarda ABD'nin ihtiyaç duyduğu yetenekli işgücünü kaçırabileceğine dikkat çekiyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu gelişme, ABD ile Çin arasındaki teknolojik ve ekonomik rekabetin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda iki ülke arasında ticaret savaşları, teknoloji yaptırımları ve casusluk suçlamaları yaşanıyor. ABD'de Çin asıllı akademisyenlere yönelik artan şüpheci yaklaşım, özellikle Trump döneminde başlatılan ''Çin Girişimi'' (China Initiative) kapsamında yoğunlaşmıştı. Bu program, Çin ile bağlantılı olduğu iddia edilen bilim insanlarını hedef almış ve birçoğu haksız yere suçlanmıştı. Program, eleştiriler üzerine 2022'de kaldırılmıştı ancak akademideki tedirginlik devam ediyor.
Şimdi Temsilciler Meclisi'ndeki komitenin bu çağrısı, benzer endişelerin yeniden canlanmasına yol açtı. Uzmanlar, bu tür adımların küresel bilimsel iş birliğini zedeleyeceğini ve ABD'nin yabancı yetenekleri çekme avantajını kaybetmesine neden olabileceğini vurguluyor. Özellikle STEM alanlarında (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) çalışan Çin asıllı akademisyenlerin sayısının yüksek olduğu biliniyor; bu akademisyenler ABD'nin inovasyon ekosisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Öte yandan, Çin'in kendi akademik kurumlarına yaptığı yatırımlar ve Batı'dan yetenek çekme çabaları, küresel rekabeti daha da kızıştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'nin Çin'e yönelik sertleşen tutumunun bir parçası olup, küresel güç mücadelesinde yeni bir cephe açıyor. Türkiye, ABD ile Çin arasındaki bu rekabette dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Türkiye'nin savunma sanayii başta olmak üzere teknoloji alanında dışa bağımlılığını azaltma hedefi, bu tür kutuplaşmalardan etkilenebilir. Türkiye, Batı ile ilişkilerini sürdürürken Çin ile ekonomik iş birliğini de geliştirmeye çalışıyor; ancak ABD'nin Çin'e yönelik yaptırımları ve teknoloji transferi kısıtlamaları, Türkiye'nin üçüncü ülkelerden teknoloji tedarikini de zorlaştırabilir. Bu bağlamda, Türkiye'nin kendi teknolojik yetkinliğini artırması ve çok yönlü ilişkilerini sürdürmesi kritik önem taşıyor.