ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) açıkladığı son verilere göre, ülkede bu yıl bildirilen kızamık vakası sayısı 4.080'e çıktı. Vakaların yüzde 25'inden fazlasının Pennsylvania eyaletinde kaydedilmesi, salgının bölgesel yoğunluğunu gözler önüne seriyor. 47 eyalet ve Washington DC'de görülen kızamık, 2019'daki büyük salgından bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.
Salgının arka planı: Aşı reddi ve bölgesel kümelenme
CDC verilerine göre, 2025 yılı başından bu yana ülke genelinde 4.080 kızamık vakası tespit edildi. Bu vakaların 1.200'den fazlası Pennsylvania'da görüldü. Uzmanlar, eyaletteki yoğunluğun nedenleri arasında düşük aşılama oranları, kalabalık yaşam alanları ve seyahat hareketliliğini gösteriyor. Özellikle bazı topluluklarda aşı reddinin yaygın olması, salgının kontrol altına alınmasını zorlaştırıyor.
Kızamık, son derece bulaşıcı bir viral hastalık. Aşılanmamış kişilerde ciddi komplikasyonlara, hatta ölüme yol açabiliyor. CDC, sürü bağışıklığı için toplumun en az yüzde 95'inin aşılanması gerektiğini vurguluyor. Ancak son yıllarda artan aşı karşıtlığı, bu hedefin altında kalınmasına neden oluyor. Pennsylvania'da bazı okullarda aşılama oranlarının yüzde 90'ın altına düştüğü belirtiliyor.
2019 yılında ABD'de 1.274 kızamık vakası kaydedilmişti ve bu, o dönemde son 25 yılın en yüksek sayısıydı. 2025'teki rakamların bunu üç kat aşması, halk sağlığı yetkililerini alarma geçirmiş durumda. CDC, eyalet sağlık departmanlarıyla koordineli olarak salgın incelemesi yürütüyor ve aşılama kampanyalarını hızlandırmayı planlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Aşı tereddüdü küresel bir sorun
ABD'deki salgın, yalnızca ülke içinde değil, küresel ölçekte de endişe yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2023'te dünya genelinde kızamık vakalarında yüzde 79'luk bir artış olduğunu bildirmişti. Aşı tereddüdü, özellikle yüksek gelirli ülkelerde önemli bir halk sağlığı tehdidi haline geldi. ABD'deki bu son dalga, aşılamanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Hastalığın sınır aşan doğası, seyahat ve ticaret yoluyla diğer ülkelere yayılma riskini de beraberinde getiriyor. Uluslararası seyahatlerin pandemi sonrası normale dönmesi, kızamık virüsünün taşınmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle, CDC ve diğer sağlık otoriteleri, seyahat öncesi aşı kontrolünü öneriyor.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde aşılama oranları nispeten yüksek olsa da, küresel hareketlilik nedeniyle risk devam ediyor. Türkiye'de kızamık aşısı çocukluk çağı aşı takviminde zorunlu ve ücretsiz olarak sunuluyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de aşılama oranları yüzde 95'in üzerinde. Ancak yine de, özellikle göçmen nüfus ve dezavantajlı gruplar arasında aşılama açıkları bulunabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını, doğrudan Türkiye'yi etkilememekle birlikte, küresel sağlık güvenliği açısından önemli bir uyarı niteliğinde. Türkiye, yüksek aşılama oranları sayesinde kızamık kontrolünde başarılı bir ülke konumunda. Ancak artan uluslararası seyahatler ve göç hareketleri, hastalığın yeniden gündeme gelme riskini taşıyor. Ayrıca, aşı tereddüdünün küresel yaygınlığı, Türkiye'nin de bu konuda dikkatli olmasını gerektiriyor. Sağlık Bakanlığı'nın aşılama kampanyalarını sürdürmesi ve toplum bilincini canlı tutması, olası salgınların önlenmesinde kritik rol oynayacak.