ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 2026 yılında şu ana kadar 2.030 kızamık vakası tespit edildiğini açıkladı. 4 Haziran itibarıyla kaydedilen bu vaka sayısı, geçen yılın tam yıllık toplamına (2.100) hızla yaklaşıyor. Vakaların yüzde 93'ü (1.890) salgınlarla ilişkilendirilirken, yetkililer aşılama oranlarındaki düşüşün endişe verici boyutlara ulaştığını belirtiyor. CDC, özellikle aşı karşıtlığının yaygın olduğu topluluklarda salgınların kontrol altına alınmasının zorlaştığını vurguluyor.
Salgının Arka Planı ve Yayılımı
2026 yılındaki kızamık vakaları, ABD genelinde 15 eyalete yayılmış durumda. En yoğun vakalar, aşılama oranlarının düşük olduğu Teksas, Ohio ve Kaliforniya'da görülüyor. CDC verilerine göre, salgınlar genellikle uluslararası seyahatler sonrası ortaya çıkıyor ve aşılanmamış bireyler arasında hızla yayılıyor. Uzmanlar, 2019'da 1.282 vakayla rekor kıran kızamık salgınlarına benzer bir tablonun yaşandığını, ancak bu kez vaka sayısının daha hızlı arttığını belirtiyor. Kızamık, oldukça bulaşıcı bir hastalık olup, her bir vaka ortalama 12-18 kişiye bulaştırabiliyor. Hastalık, özellikle 5 yaş altı çocuklarda ve bağışıklığı zayıf bireylerde ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. CDC, salgınları kontrol altına almak için aşı kampanyalarını yoğunlaştırdı ancak aşı karşıtlığı nedeniyle hedefe ulaşmakta zorlanıyor.
Küresel Boyut ve Karşılaştırmalar
ABD'deki kızamık artışı, küresel bir eğilimin parçası olarak dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2024-2025 yıllarında dünya genelinde kızamık vakalarında yüzde 30 artış kaydedildiğini raporlamıştı. Avrupa'da da benzer tablo yaşanıyor; İngiltere, Romanya ve İtalya'da salgınlar bildirildi. Uzmanlar, COVID-19 salgını sırasında rutin aşılamaların aksamasının ve yanlış bilgilendirme kampanyalarının bu artışta etkili olduğunu söylüyor. Kızamık, 2000 yılında ABD'de elimine edilmiş sayılmasına rağmen, 2010'lardan itibaren artan aşı karşıtlığı nedeniyle geri dönüş yaptı. ABD'deki son dalga, özellikle aşı zorunluluğu tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sağlık yetkilileri, toplum bağışıklığının sağlanması için aşılama oranlarının en az yüzde 95 olması gerektiğini hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgınları, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de son yıllarda aşı karşıtlığı artış eğiliminde olup, bu durum kızamık gibi önlenebilir hastalıkların yeniden ortaya çıkma riskini doğuruyor. Sağlık Bakanlığı'nın aşılama programları başarılı olsa da, özellikle sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler nedeniyle aşı tereddüdü yaşayan ailelerin sayısı artıyor. Türkiye'nin, ABD'deki gelişmeleri takip ederek erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi ve halk sağlığı kampanyalarını yoğunlaştırması gerekiyor. Küresel seyahatlerin yoğun olduğu bir ülke olarak, Türkiye'nin sınır sağlığı önlemlerini de gözden geçirmesi faydalı olacaktır.