ABD'de kızamık vakaları, 2024 ve 2025 yıllarında arka arkaya 2 bin sınırını aşarak endişe verici bir rekor kırdı. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) açıkladığı verilere göre, 2024 yılında 2.200'ün üzerinde vaka bildirilirken, 2025 yılı da aynı seviyede kapatıldı. Bu durum, Amerika'nın 1992'den beri karşılaşmadığı bir kızamık dalgasına işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle aşı karşıtı hareketlerin yaygınlaşması ve pandemi sonrası rutin aşılamalardaki aksamaların bu artışta belirleyici rol oynadığını vurguluyor.
Arka plan: Aşılama oranlarındaki düşüş ve salgınlar
Kızamık, oldukça bulaşıcı bir viral hastalık olup, aşılama ile önlenebilir olmasına rağmen son yıllarda ABD'de yeniden yükselişe geçti. 2024 yılında 2.200'ü aşan vaka sayısı, 1992'den bu yana görülen en yüksek yıllık toplam oldu. 2025 yılı ise bu eğilimi devam ettirdi. CDC, 2024'te bildirilen vakaların yüzde 85'inin aşılanmamış veya aşı durumu bilinmeyen kişilerde görüldüğünü belirtti. Salgınların çoğu, aşılama oranlarının düşük olduğu topluluklarda yoğunlaştı.
Uzmanlara göre, COVID-19 pandemisi sırasında birçok çocuk rutin aşılarını zamanında yaptıramadı. Amerikan Pediatri Akademisi verilerine göre, 2020-2021 döneminde anaokulu çağındaki çocukların kızamık aşısı oranı yüzde 94'ten yüzde 91'e geriledi. Bu düşüş, sürü bağışıklığını zayıflatarak salgınlara zemin hazırladı.
Bölgesel ve küresel boyut: Dünya genelinde kızamık artışı
ABD'deki bu artış, küresel bir trendin parçası. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2023 yılı itibarıyla dünya genelinde kızamık vakalarının bir önceki yıla göre yüzde 79 arttığını bildirdi. Özellikle Afrika ve Avrupa bölgelerinde ciddi salgınlar yaşanıyor. Türkiye'de de son yıllarda kızamık vakalarında artış görülüyor: 2023 yılında Sağlık Bakanlığı verilerine göre 3.500'ün üzerinde vaka kaydedildi. Bu durum, aşı karşıtlığı ve mülteci hareketleri gibi küresel faktörlerin hastalığın yayılmasında etkili olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını, Türkiye için de önemli uyarılar içeriyor. Türkiye'de kızamık aşılama oranları yüzde 93-96 arasında seyrederken, son yıllarda aşı reddi ve tereddüdü artıyor. Suriyeli mülteci nüfusun yoğun olduğu bölgelerde aşılama oranlarının düşük olması risk oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı'nın rutin aşılama programlarını sürdürmesi ve aşı karşıtlığıyla mücadele etmesi, olası bir salgının önlenmesi için kritik. Ayrıca, küresel seyahatler nedeniyle Türkiye'nin de bu dalgadan etkilenme olasılığı bulunuyor. Bu nedenle, ABD'deki gelişmeler Türkiye'nin aşılama stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor.