ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, ülke genelinde bu yıl şu ana kadar 2 bin 318 kızamık vakası rapor edildi. Bu sayı, 1989-1991 yılları arasında yaşanan büyük kızamık salgınından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Uzmanlar, özellikle Kaliforniya'nın aşılama oranlarındaki düşüş nedeniyle yeni salgınlara karşı savunmasız olduğu konusunda uyarıyor.
Kızamık vakalarındaki artışın arka planı
CDC'nin haftalık raporuna göre, 2025 yılı içinde bildirilen kızamık vakaları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli bir artış gösterdi. 2019'da yaşanan ve 31 eyalete yayılan salgında toplam 1 bin 274 vaka görülmüştü; bu yılki sayı ise o dönemi bile geride bıraktı. Uzmanlar, bu artışın temel nedeninin aşı kararsızlığı ve aşılama oranlarındaki düşüş olduğunu belirtiyor.
Özellikle Kaliforniya, 2015 yılında Disneyland'de başlayan ve 147 kişiyi etkileyen kızamık salgınıyla gündeme gelmişti. O tarihten bu yana eyalet, okul çağındaki çocuklar için aşı muafiyetlerini sıkılaştırsa da, son yıllarda aşı karşıtı hareketlerin etkisiyle bazı bölgelerde aşılama oranları yeniden düşüşe geçti. Stanford Üniversitesi'nden epidemiyolog Dr. Emily Chen, "Kaliforniya, nüfus yoğunluğu ve uluslararası seyahat trafiği nedeniyle kızamık virüsünün yayılması için ideal bir ortam sunuyor. Aşılama oranları yüzde 95'in altına düştüğünde sürü bağışıklığı zayıflıyor ve salgın riski artıyor" dedi.
Küresel bağlam ve bölgesel etkiler
Kızamık vakalarındaki artış yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2024 yılında küresel çapta 10 milyondan fazla kızamık vakası bildirildiğini ve bu hastalığın hâlâ ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu açıkladı. Avrupa'da da özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde aşılama oranlarındaki düşüş nedeniyle salgınlar yaşanıyor. Türkiye'de ise Sağlık Bakanlığı, 2024 yılında bazı illerde kızamık vakalarında artış olduğunu ancak aşılama kampanyalarıyla kontrol altına alındığını duyurmuştu.
ABD'deki bu tablo, küresel sağlık güvenliği açısından da endişe verici. Uzmanlar, aşılama oranları düşük olan ülkelerin, uluslararası seyahatler yoluyla virüsün yeniden ithal edilmesine açık olduğunu vurguluyor. CDC, tüm seyahat edenlere kızamık aşısı yaptırmalarını öneriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık vakalarındaki artış, Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturmasa da, küresel sağlık güvenliği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda düzensiz göç ve yoğun seyahat trafiği nedeniyle bulaşıcı hastalıkların yayılmasına açık bir konumda. Sağlık Bakanlığı'nın aşılama programları başarılı olsa da, aşı kararsızlığı ve mülteci nüfusun aşılama oranlarındaki eksiklikler, kızamık gibi hastalıkların yeniden ortaya çıkma riskini artırabilir. Bu nedenle Türkiye'nin, sınır ötesi sağlık taramalarını güçlendirmesi ve toplumda aşı farkındalığını artırması büyük önem taşıyor.