ABD'de kızamık vakaları endişe verici bir şekilde artıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, bu yıl ülke genelinde toplam 2 bin 318 kızamık vakası rapor edildi. Bu sayı, 1989 ile 1991 yılları arasında yaşanan büyük kızamık salgınından bu yana kaydedilen en yüksek yıllık vaka sayısı olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle Kaliforniya'nın salgına karşı savunmasız olduğu konusunda uyarıyor.
Salgının boyutları ve nedenleri
CDC'nin açıkladığı verilere göre, 2024 yılı itibarıyla vaka sayısı 2 bin 318'e ulaştı. Bu rakam, 1991'den bu yana görülen en yüksek yıllık vaka sayısı olarak kayıtlara geçti. 1989-1991 döneminde yaşanan salgında 55 binin üzerinde vaka görülmüş ve 123 kişi hayatını kaybetmişti. O dönemde aşılama oranlarının düşük olması salgının ana nedeni olarak gösterilmişti. Bugün ise benzer bir tablo, aşı karşıtlığı hareketlerinin yaygınlaşmasıyla yeniden ortaya çıkıyor.
Uzmanlar, vaka artışının arkasında aşılanma oranlarındaki düşüşün yattığını belirtiyor. Özellikle Kovid-19 pandemisi sırasında rutin aşılamaların aksaması ve yanlış bilgi kampanyalarının etkisiyle aşı reddinin arttığı ifade ediliyor. CDC verilerine göre, anaokulu çağındaki çocuklarda kızamık aşısı (MMR) oranı ülke genelinde yüzde 92'nin altına düştü. Bu oran, toplum bağışıklığı için gereken yüzde 95 eşiğinin altında ve salgınların önünü açıyor.
Kaliforniya'nın kırılganlığı ve bölgesel etkiler
Kaliforniya, düşük aşılama oranları ve yüksek nüfus hareketliliği nedeniyle salgından en fazla etkilenebilecek eyaletler arasında gösteriliyor. Eyalette bazı bölgelerde aşılama oranı yüzde 80'in altına düşmüş durumda. Özellikle Kuzey Kaliforniya'daki bazı topluluklarda aşı karşıtlığı yaygın. Bu durum, kızamık gibi son derece bulaşıcı bir hastalığın hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Kaliforniya Üniversitesi'nden epidemiyolog Dr. Anne Liu, "Kızamık, aşısız bir kişiyle temasta bulunan her 10 kişiden 9'una bulaşabilir. Bu yüzden toplum bağışıklığının korunması hayati önem taşıyor." diyor.
Salgın yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, Avrupa ve Orta Asya'da da kızamık vakalarında ciddi artış yaşanıyor. 2023 yılında Avrupa genelinde 58 binin üzerinde vaka kaydedildi. Türkiye'de de son yıllarda vakalarda artış görülüyor; Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2023'te binden fazla vaka bildirildi. Küresel seyahat ve göç hareketleri, hastalığın sınırları aşarak yayılmasını kolaylaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki kızamık salgını, Türkiye için dolaylı ama önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de son yıllarda aşı karşıtlığı ve aşı tereddüdü artarken, kızamık vakaları da yükselişe geçmiş durumda. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 2023'te vaka sayısı binin üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, Türkiye'nin de benzer bir riskle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ayrıca Türkiye, Suriyeli göçmenler başta olmak üzere yoğun göç alan bir ülke olarak sınır ötesi bulaş riski taşıyor. Bu nedenle aşılama programlarının aksatılmaması, toplum bağışıklığının güçlendirilmesi ve aşı karşıtlığıyla mücadele, Türk sağlık politikasının öncelikleri arasında yer almalıdır. Kızamık salgını küresel bir halk sağlığı tehdidi olarak, uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor.