ABD ile Kanada arasında yürütülen ticaret müzakereleri hafta sonunda çıkmaza girdi. Bu gelişmenin ardından Başkan Donald Trump yönetimi, kuzey komşusuna yüzde 50 gümrük vergisi uygulama kararı aldığını açıkladı. Karar, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri yeni bir krize sürüklerken, Kanada Başbakanı Mark Carney de hızla misilleme yaparak ABD ürünlerine eşdeğer oranda gümrük vergisi getirildiğini duyurdu. Carney, yaptığı açıklamada, “Bu ticaret savaşından kimsenin kazançlı çıkmayacağını ancak Kanada’nın egemenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumaktan vazgeçmeyeceğini” ifade etti. Ticaret savaşı, iki ülkenin de yüksek ulusal borçlarla mücadele ettiği bir dönemde yaşanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Başkanı Donald Trump, göreve geldiğinden bu yana ticaret politikalarında sert bir çizgi izliyor. Özellikle Kanada ve Meksika’ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, Kuzey Amerika ticaret anlaşmasının (USMCA) geleceğini tartışmaya açmıştı. Bu hafta sonu yapılması planlanan müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması, Trump yönetiminin “önce Amerika” politikası çerçevesinde ticari baskıyı artıracağının sinyali olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, ABD’nin Kanada’ya uyguladığı yüzde 50’lik verginin, özellikle otomotiv, çelik ve alüminyum sektörlerini hedef aldığını belirtiyor. Kanada ekonomisi, büyük ölçüde ABD ile entegre olduğundan, bu vergilerin iki ülke ekonomisini de olumsuz etkilemesi bekleniyor. Cato Enstitüsü’nden ticaret uzmanı Daniel Griswold, “Bu oran, iki dost ülke arasındaki ticarette görülmemiş bir seviye. Amerika’nın kendi ekonomisine de ciddi zarar verme riski var” diye konuştu.
Kanada Başbakanı Mark Carney, misilleme kararını duyururken, “Kanada’nın yanıtı ölçülü ama kararlı olacak. ABD’nin bu tek taraflı kararı, uluslararası ticaret kurallarını ihlal ediyor” dedi. Carney, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) başvuru yapılacağını da sözlerine ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu ticari gerilim, sadece iki ülkeyi değil, küresel tedarik zincirlerini de etkileme potansiyeli taşıyor. ABD ve Kanada, dünyanın en büyük ticaret ortaklarından. İki ülke arasındaki günlük ticaret hacmi 2 milyar doları aşıyor. Uzmanlar, bu vergilerin otomotiv sektörü başta olmak üzere birçok sektörde maliyetleri artıracağını ve tüketici fiyatlarına yansıyacağını ifade ediyor.
Avrupa Birliği ve diğer ticaret ortakları, ABD’nin artan korumacı politikalarını endişeyle izliyor. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Ticaret savaşları kazananı olmayan bir oyun” diyerek tarafları diyaloga çağırdı. Çin ise, ABD’nin bu tür politikalarının küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiğini savunan bir açıklama yayınladı.
Kanada’daki muhalefet partileri, hükümetin bu süreçte yeterince sert müzakere yürütmediğini eleştiriyor. Muhafazakar Parti lideri Pierre Poilievre, “Hükümet, ABD’ye karşı ulusal bir savunma stratejisi geliştirmek yerine kendi iç sorunlarıyla ilgileniyor” dedi. Ticaret savaşının, Kanada’da erken seçim tartışmalarını da alevlendirmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaretin en kritik kavşaklarından birinde yaşanıyor. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını ABD’ye yapıyor ve bu ülkeyle ticaret hacmi yıllık yaklaşık 30 milyar dolar seviyesinde. ABD’nin korumacı politikalarının genişlemesi, Türkiye’nin ihracatını da etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin ABD ile yaşadığı benzer ticari anlaşmazlıklar, bu gelişmenin emsal teşkil edebileceği endişesini artırıyor. Öte yandan, Kanada ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi düşük olsa da, Ottawa’nın misilleme politikası, Türkiye’ye uluslararası ticarette haklarını koruma konusunda ilham verebilir. Bu durum, Türkiye’nin ticaret diplomasisinde daha proaktif adımlar atmasını gerektirebilir.