Trump yönetimi Pazartesi günü yaptığı açıklamayla, Kanada menşeli bazı ürünlere ek olarak yüzde 50 gümrük vergisi uygulayacağını duyurdu. Söz konusu vergi, hokey sopaları, şarap ve çimento gibi kalemleri kapsıyor. ABD yönetimi, bu kararın gerekçesi olarak Kanada'nın Amerikan ürünlerine karşı ayrımcı ticari uygulamalarını gösterdi. Karar, iki ülke arasında zaten gergin olan ticari ilişkileri daha da germe potansiyeli taşıyor. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, Kanada'nın ABD'li üreticilere karşı haksız engeller koyduğu ve bu nedenle misilleme yapılmasının zorunlu hale geldiği belirtildi. Açıklamada, "Kanada, ABD'den gelen ürünlere karşı ayrımcı politikalar uygulamaya devam ediyor. Bu durum Amerikan işçileri ve şirketleri için kabul edilemez. Bu ek vergilerle Kanada'ya açık bir mesaj veriyoruz: Ticarette adil olmayan uygulamaların sonuçları olur" ifadelerine yer verildi.
Gelişmenin arka planı
ABD ile Kanada arasındaki ticari gerilim, özellikle 2018 yılında ABD'nin çelik ve alüminyuma yönelik ulusal güvenlik gerekçesiyle ek vergiler getirmesiyle başlamıştı. Kanada da buna karşılık olarak ABD'den ithal edilen bazı ürünlere misilleme vergileri uygulamıştı. Yeni duyurulan yüzde 50'lik ek vergi, bu gerilimin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, hokey sopaları gibi sembolik bir ürünün seçilmesi, ABD'nin Kanada'ya yönelik baskısını artırma niyetini gösteriyor. Kanada ise bu karara karşılık Dünya Ticaret Örgütü nezdinde girişimlerde bulunacağını ve kendi ticaret ortaklarıyla yeni anlaşmalar arayışına gireceğini duyurdu. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, yaptığı açıklamada, "ABD'nin bu kararı, uzun süredir devam eden ticari ortaklığımıza zarar vermekten başka işe yaramayacak. Kanada olarak haklarımızı sonuna kadar savunacağız" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile Kanada arasındaki ticari anlaşmazlık, sadece iki ülkeyi değil, Kuzey Amerika ticaret bölgesini de etkiliyor. USMCA (ABD-Meksika-Kanada Anlaşması) çerçevesinde yürütülen ticaretin bu tür ek vergilerle sekteye uğraması, bölgesel tedarik zincirlerini bozabilir. Uzmanlar, bu durumun özellikle otomotiv, inşaat ve gıda sektörlerinde maliyet artışlarına yol açabileceğini belirtiyor. Küresel ölçekte ise bu tür ticari gerilimler, korumacılık eğilimlerini güçlendirerek diğer ülkeleri de benzer önlemler almaya teşvik edebilir. Dünya Ticaret Örgütü yetkilileri, tarafları diyalog yoluyla çözüm bulmaya çağırırken, ticaret savaşlarının küresel büyümeyi olumsuz etkilediği uyarısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticari gerilimi, Türkiye açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Öncelikle, küresel ticarette artan korumacılık, Türkiye'nin ihracat pazarlarında daha zorlu koşullarla karşılaşmasına yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin müttefiklerine yönelik bu tür baskıcı politikaları, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde de benzer riskler taşıdığını hatırlatıyor. Türkiye, özellikle çelik ve alüminyum sektörlerinde ABD'nin ek vergilerinden daha önce etkilenmişti. Bu gelişme, Türkiye'nin ticaret ortaklarını çeşitlendirme ve yerli üretimi güçlendirme stratejilerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgesel olarak ise, Kanada'nın ABD'ye karşı alternatif ticaret blokları arayışı, Türkiye gibi ülkeler için yeni işbirliği fırsatları yaratabilir.