Güçlü ABD istihdam verilerinin ardından artan faiz artırma beklentileri, altın fiyatlarının bu yılki tüm kazancını silmesine neden oldu. New York'ta spot altın fiyatları, Aralık ayındaki seviyelerine gerileyerek yıllık bazda yatay bir seyir izliyor. Değerli maden, Fed'in sıkı para politikasına devam edeceği endişeleriyle baskı altında kaldı. Piyasalar, Temmuz ayına kadar 25 baz puanlık bir faiz artırımını tamamen fiyatlarken, yıl sonuna kadar ikinci bir artırım olasılığı da yüzde 50'ye yükseldi.
Gelişmenin Arkasındaki Faktörler
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam Mayıs ayında 339 bin kişi artarak beklentilerin oldukça üzerinde gerçekleşti. Ücret artışları ise ılımlı seyrederek enflasyonist baskıların kontrol altında olduğuna işaret etti. Ancak bu güçlü istihdam raporu, Fed'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutabileceği yönündeki endişeleri körükledi. Altın, faiz getirisi olmayan bir varlık olarak, artan faiz oranları karşısında cazibesini kaybediyor. ABD 10 yıllık tahvil faizleri yükselirken, dolar endeksi (DXY) de iki haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Bu durum, altın fiyatları üzerinde çifte baskı oluşturdu. Analistler, piyasaların Fed'in Haziran ayında faiz artırmayacağını fiyatlamış olsa da, istihdam verileri sonrası bu beklentinin Temmuz ayına kaydığını belirtiyor. Altın fiyatları, haftayı ons başına 1.947 dolar civarında kapatırken, yılbaşından bu yana yüzde 0,5 oranında düşüş yaşadı. Bu arada diğer değerli metaller de benzer bir baskıyla karşı karşıya kaldı; gümüş, platin ve paladyum fiyatları da geriledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Altın fiyatlarındaki düşüş, küresel ekonomik görünüm açısından çeşitli sinyaller veriyor. Fed'in sıkı para politikası devam ettikçe, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerindeki baskı da sürecek. Doların güçlenmesi, gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervlerinde bulunan altının değerini düşürürken, aynı zamanda ithalat maliyetlerini de artırıyor. Avrupa Merkez Bankası da benzer bir sıkılaşma döngüsüne girerken, küresel likidite koşulları daralmaya devam ediyor. Altın fiyatlarının uzun vadeli seyri, ABD'deki enflasyon verilerine ve Fed'in politika duruşuna bağlı olarak değişecek. Analistler, 2.000 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı bir yükseliş için istihdam piyasasının soğuması ve enflasyonun belirgin şekilde hedefe yaklaşması gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, jeopolitik riskler ve resesyon ihtimali, yatırımcıların altına olan ilgisini canlı tutuyor. Ancak mevcut veriler, Fed'in daha agresif hareket edebileceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek altın ithalatı ve yurt içi altın talebiyle bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Altın fiyatlarındaki düşüş, cari açık üzerinde baskıyı azaltabilirken, vatandaşların altına olan yatırım ilgisini de şekillendiriyor. Küresel faiz oranlarındaki artış, Türkiye'nin dış finansman maliyetlerini yükseltebilir ve sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Diğer yandan, Merkez Bankası'nın altın rezervlerinin değeri düşerken, döviz rezervlerindeki baskı devam ediyor. Türkiye için kritik olan, Fed'in sıkılaşma döngüsünün sonuna yaklaşılıp yaklaşılmadığı. Eğer ABD'de faiz artırımları sonlanırsa, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı yeniden başlayabilir. Ancak güçlü istihdam verileri, bu sürecin ötelenebileceğini gösteriyor.