ABD'de tarım dışı istihdam Aralık ayında beklentilerin oldukça üzerinde 256 bin kişi artarak 4,1 milyon seviyesine ulaştı. Ancak yüzde 4,1'de sabit kalan işsizlik oranı ve reel ücretlerdeki negatif seyir, mortgage piyasası ve konut sektörü için karışık sinyaller veriyor. Uzmanlar, güçlü işgücü piyasasının Fed'in faiz indirimlerini geciktirebileceğini ve bunun da mortgage faizlerini yukarı çekerek konut alıcılarını daha da zorlayacağını belirtiyor.
İstihdam Artışı ve Fed Politikası
Better-than-expected job growth is good news, but negative real wages suggest American homebuyers will continue struggling. Beklentileri aşan istihdam artışı, ekonominin dirençli olduğunu gösteriyor. Ancak saatlik kazançlar enflasyonun gerisinde kalıyor: Reel ücretler yıllık bazda yüzde 0,2 daraldı. Bu durum, hane halkının satın alma gücünü azaltırken konut talebini baskılıyor. Atlanta Fed'in maaş takipçisi verilerine göre, iş değiştiren çalışanların ücret artışları yavaşlarken, mevcut işinde kalanların kazançları enflasyon karşısında eriyor.
Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi yatırım bankaları, Aralık ayı istihdam raporunun ardından Fed'in faiz indirimi beklentilerini revize etti. Artık ilk faiz indiriminin Mayıs ayına sarkabileceği, hatta yıl boyunca sadece bir indirim yapılabileceği konuşuluyor. Bu durum, mortgage faizlerini şimdilik yüzde 6,5-7 bandında tutuyor. Realtor.com'un verilerine göre, ortalama 30 yıl vadeli sabit faizli mortgage oranı yüzde 6,69 seviyesinde. Uzmanlar, faizlerin yılın ilk yarısında yüzde 6'nın altına düşmesini beklemiyor.
Konut Piyasasına Yansımalar
Güçlü istihdam piyasası, konut talebini bir miktar desteklese de yüksek faizler ve düşük reel ücretler alım gücünü sınırlıyor. Ulusal Emlakçılar Birliği'nin verilerine göre, mevcut konut satışları Kasım ayında bir önceki yıla göre yüzde 7,3 azaldı. Konut stoku düşük seyrediyor; özellikle giriş seviyesi konutlarda arz sıkıntısı devam ediyor. Artan inşa maliyetleri ve yüksek faizler nedeniyle müteahhitler yeni projelere temkinli yaklaşıyor. İnşaat izinleri Kasım ayında yüzde 2,5 gerilerken, konut başlangıçları da yüzde 0,8 düştü.
Kiralık piyasada ise durum biraz farklı: Kira artış hızı yavaşlasa da hala enflasyonun üzerinde seyrediyor. New York, San Francisco gibi büyük şehirlerde kiralar yıllık bazda yüzde 4-5 artarken, orta batıda artışlar daha ılımlı. Ancak reel ücretlerdeki düşüş, kiracıların birikim yapmasını zorlaştırıyor ve ev sahibi olma hayalini erteliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye ekonomisi için iki kanaldan önemli. Birincisi, Fed'in faizleri yüksek tutması, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir ve Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. İkincisi, küresel durgunluk endişelerinin azalması, Türkiye'nin ihracat talebini kısa vadede olumlu etkileyebilir. Ancak yüksek faiz ortamı, Türkiye'nin dış finansman maliyetini artırdığı için Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini sınırlayabilir. Özetle, ABD istihdamındaki bu beklenmedik güç, Türkiye açısından karmaşık bir tablo çiziyor.