ABD'li seçmenler arasında yapılan yeni bir anket, ülkenin İsrail'e verdiği desteğe yönelik eleştirilerin tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koydu. Quinnipiac Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ankete katılanların yüzde 48'i, Washington yönetiminin İsrail’e çok fazla destek verdiğini belirtirken, yalnızca yüzde 7'si bu desteğin yetersiz olduğu görüşünde. Yüzde 38'lik bir kesim ise mevcut desteğin yeterli olduğunu ifade etti. Bu sonuçlar, Gazze'de devam eden çatışmaların ardından ABD kamuoyunda İsrail politikasına dair artan rahatsızlığı gözler önüne seriyor.
Anketin Detayları ve Kamuoyundaki Değişim
Anket, 28 Şubat - 4 Mart 2024 tarihleri arasında 1.777 kayıtlı seçmenle telefon ve çevrimiçi görüşmeler yoluyla gerçekleştirildi. Hata payı artı/eksi yüzde 2,3 olan çalışmada, katılımcılara “ABD’nin İsrail’e verdiği desteğin yeterli olup olmadığı” sorusu yöneltildi. “Çok fazla” diyenlerin oranı, önceki anketlere kıyasla belirgin bir artış gösterdi. Örneğin, Ekim 2023’te bu oran yüzde 39 iken, Ocak 2024’te yüzde 44'e yükselmişti. Şubat-Mart 2024 döneminde ise yüzde 48’e çıkarak tarihi bir zirveye ulaştı. Bu trend, özellikle genç seçmenler, Demokrat Partililer ve bağımsızlar arasında daha belirgin. 18-34 yaş aralığındaki seçmenlerin yüzde 62'si, ABD'nin İsrail'e çok fazla destek verdiğini düşünüyor. Demokrat seçmenlerde bu oran yüzde 63, bağımsızlarda ise yüzde 49 olarak kaydedildi. Cumhuriyetçi seçmenlerde ise “çok fazla” diyenler yalnızca yüzde 28'de kalırken, yüzde 60'ı mevcut desteğin yeterli olduğunu söyledi.
Anket ayrıca, Başkan Joe Biden'ın İsrail politikasına yönelik genel memnuniyetsizliği de ölçtü. Katılımcıların yüzde 46'sı Biden'ın İsrail konusunda izlediği politikayı onaylamazken, yüzde 34'ü onaylıyor. Bu oran, Biden'ın genel onay oranının (yüzde 35) biraz üzerinde. Ancak çatışmaların başladığı Ekim ayından bu yana geçen sürede kamuoyu desteğinin erozyonu dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin İsrail politikası, özellikle 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısı ve ardından Gazze'de başlayan yoğun bombardıman sonrası uluslararası alanda büyük tartışmalara yol açtı. Birleşmiş Milletler'de defalarca ateşkes çağrısı yapılmasına rağmen, ABD İsrail'i veto hakkını kullanarak korudu. Bu durum, ABD'nin Ortadoğu'daki geleneksel müttefiklik ilişkilerini sorgulatan bir faktör haline geldi. Bölge ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Mısır, ABD’nin tek taraflı destek politikasını eleştirirken, Filistin yanlısı gruplar protestolarını artırdı.
Anket sonuçları, bu uluslararası baskının ABD iç siyasetine de yansıdığını gösteriyor. Özellikle Michigan gibi kritik eyaletlerde yaşayan Arap Amerikalı ve Müslüman seçmenler, Biden'ın yeniden seçilme şansını olumsuz etkileyebilecek bir blok oluşturuyor. “Uncommitted” (Kararsız) adlı hareket, Michigan'daki ön seçimlerde yüz binlerce seçmenin protesto oyu kullanmasını sağladı. Bu durum, Biden yönetiminin seçim öncesi İsrail politikasını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD kamuoyunda İsrail’e yönelik desteğin azalması, Türk dış politikasının Filistin meselesindeki pozisyonuyla dolaylı olarak örtüşse de, doğrudan bir etki yaratması beklenmemelidir. Ancak bu eğilim, ABD’nin Ortadoğu’da daha dengeli bir politika izlemesine zemin hazırlayabilir ve bu da Türkiye’nin bölgedeki çıkarlarına katkı sağlayabilir. Öte yandan, ABD-İsrail ilişkilerindeki olası bir soğuma, Türkiye’nin İsrail’le normalleşme çabalarını veya Doğu Akdeniz’deki enerji işbirliğini doğrudan etkilemez. Küresel ölçekte ise, bu tür kamuoyu değişimleri, ABD'nin uluslararası ittifaklarında sorgulamalara yol açabilir ve çok kutuplu dünyada denge arayışlarını güçlendirebilir.