GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

ABD İran'ın Oyununu mu Oynuyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ABD İran'ın Oyununu mu Oynuyor
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
🌙 Pro-Filistin Ortadoğu Medyası
Çeviri Kaynağı
Middleeastmonitor — Bu haber, Middleeastmonitor'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Son kırk yıldır İran üzerine yürütülen stratejik tartışmaların merkezinde tekrarlanan bir varsayım yer alıyor: Tahran'ın temelde reaktif bir güç olduğu. Yaptırımlara, suikastlara, siber saldırılara veya askeri müdahalelere yanıt verirken, İran'ın eylemleri genellikle misilleme veya caydırıcılık çerçevesinde açıklanıyor. Ancak son gelişmeler ve sahadaki dinamikler, bu algının yanıltıcı olduğunu gösteriyor. ABD'nin İran'a yönelik mevcut yaklaşımı, farkında olmadan Tahran'ın stratejik hedefleriyle örtüşen bir oyunun parçası haline gelmiş durumda.

İran'ın Oyunu: Reaktif Görünümün Arkasındaki Proaktif Strateji

İran, uzun yıllardır dış politikasında reaktif bir görüntü sergiliyor gibi gözükse de, bu duruş aslında bilinçli bir stratejinin parçası. Özellikle ABD'nin maksimum baskı politikalarına karşı Tahran, kendi çıkarına olan bir dizi hamleyi hayata geçiriyor. Örneğin, nükleer programını kademeli olarak ilerletmesi ve bölgesel milis güçleri aracılığıyla nüfuzunu artırması, ABD'nin askeri varlığına ve yaptırımlarına doğrudan bir yanıt olarak görülse de, bu adımlar aynı zamanda İran'ın bölgesel liderlik hedefinin de bir parçası. İran, ABD'nin Ortadoğu'dan çekilme sinyalleri verdiği bir dönemde, kendi güvenlik mimarisini ve müttefik ağını güçlendirerek proaktif bir şekilde pozisyon alıyor.

Bu bağlamda, ABD'nin İran'a yönelik politikaları, özellikle de son dönemdeki askeri ve istihbarat operasyonları, Tahran'ın 'direniş ekonomisi' ve 'dış tehdit' söylemlerini güçlendiriyor. Bu durum, İran'ın iç siyasette birliği sağlamasına ve bölgesel ortamda meşruiyet kazanmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, Washington'un her adımının Tahran'ın oyununu güçlendirdiğini, çünkü İran'ın aslında ABD'nin varlığını kendi lehine kullandığını belirtiyor.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Yeni Denge Arayışı

İran'ın bu stratejisi, yalnızca ABD-İran eksenini değil, aynı zamanda Ortadoğu'nun genel güç dengesini de etkiliyor. Suudi Arabistan'ın İran'la normalleşme adımları, İsrail'in Tahran'a yönelik tehditleri ve Basra Körfezi'ndeki hareketlilik, bölgesel bir dönüşümün işaretlerini veriyor. ABD'nin Arap müttefikleriyle ilişkilerinde yaşanan gerilimler, İran'ın bölgedeki manevra alanını genişletiyor. Ayrıca, Rusya ve Çin ile artan iş birliği, Batı'nın yaptırım araçlarının etkinliğini azaltıyor; İran da bu çok kutuplu dünya düzeninde kendine yeni bir rol biçiyor.

ABD'nin ise bu yeni denklemde eski reflekslerle hareket etmeye devam etmesi, stratejik bir körlük olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran'ın desteğini aldığı gruplar üzerinden yürütülen vekalet savaşları, bölgede sürdürülemez bir gerilime yol açıyor. Öte yandan, nükleer anlaşmanın akıbeti ve diplomatik kanalların kapatılması, her iki taraf için de riskleri artırıyor. Bu bağlamda, uzmanlar ABD'nin İran'la doğrudan diyaloğa yeniden dönmesi gerektiğini, aksi takdirde kendi çıkarlarına zarar veren bir sarmala sürükleneceğini ifade ediyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Ortadoğu'da yaşanan bu güç mücadelesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. İran'la komşu olan Türkiye, hem enerji güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından Tahran'la ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. ABD'nin İran'a yönelik politikalarının sertleşmesi, Türkiye'nin Rusya ve İran'la yürüttüğü diplomatik süreçleri (Astana formatı gibi) zora sokabilir. Ayrıca, İran yaptırımlarının Türkiye'nin ticaret hacmine olumsuz etkisi, ekonomi üzerinde ek bir baskı yaratıyor. Bu nedenle, Türkiye'nin hem ABD hem de İran ile iletişim kanallarını açık tutması ve bölgesel krizlerde aktif arabuluculuk rolü üstlenmesi, kendi ulusal çıkarları açısından kritik önemde.

Etiketler:
ABDİranOrtadoğujeopolitikdiplomasi

İlgili Haberler

İsrail işgal altındaki Batı Şeria'da baskıyı artırdı, yerleşimciler kaos yarattı
Orta Doğu

İsrail işgal altındaki Batı Şeria'da baskıyı artırdı, yerleşimciler kaos yarattı

53 dk önce

Ahmed eş-Şara: İsrail ile güvenlik anlaşması istiyoruz
Orta Doğu

Ahmed eş-Şara: İsrail ile güvenlik anlaşması istiyoruz

1 sa önce

BM Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlalini kabul edilemez buldu
Orta Doğu

BM Suriye'nin toprak bütünlüğünün ihlalini kabul edilemez buldu

1 sa önce

Batı Şeria'da Yerleşimci Saldırıları: Camilere ve Evlere Yönelik Şiddet Dalgası
Orta Doğu

Batı Şeria'da Yerleşimci Saldırıları: Camilere ve Evlere Yönelik Şiddet Dalgası

1 sa önce

Yorumko SPONSORLU
Gerçek insanlar, gerçek yorumlar. Yorum yap, ek gelir elde et — kredilerini hediye çekine çevir.
Google yorumu satın al Yorum yap, kazan
Para kazandıran uygulamalar Evden ek gelir Instagram takipçi satın al Blog
SEPA.tr SPONSORLU
Türkiye'nin bağımsız SEPA, IBAN ve euro transfer rehberi. 30'dan fazla ücretsiz araç — IBAN/BIC doğrulama, transfer maliyeti, banka SEPA desteği.
IBAN Doğrulama SEPA mı SWIFT mi?
SEPA transfer ücreti Türkiye'nin SEPA başvurusu Tüm araçlar sepaturkiye.com sepaturkey.com (EN)
O
Offerqo SPONSORLU
Diş klinikleri için teklif platformu — diş bazında tedavi planı, hastanın dilinde markalı teklif, okunma anında bildirim.
30 gün ücretsiz dene Türkçe