ABD yönetimi, İran'ın nükleer programına ilişkin 'teşvik edici' olarak nitelendirilen görüşmelerin ardından İran petrol ihracatına yönelik bazı yaptırımları kısmen kaldırdı. Ham petrol, petrol ürünleri ve petrokimya sektörlerinde faaliyet gösteren üç İranlı şirket ile bu şirketlerin bağlı olduğu dört tanker işletmecisi yaptırım listesinden çıkarılırken, söz konusu hamle daha önce imzalanan Mutabakat Zaptı (MoU) kapsamında beklenen bir adım olarak kaydedildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen dolaylı müzakerelerde 'iyi bir temel' bulunduğunu ifade ederek nihai bir anlaşmaya varılması yönünde umutlu olduklarını dile getirdi.
Gelişmenin arka planı: Müzakerelerde yeni dönem
ABD ve İran arasında Umman'ın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmeler, son haftalarda belirgin bir ivme kazandı. Başkan Yardımcısı Vance, görüşmelerin 'yapıcı' geçtiğini ve her iki tarafın da ortak bir zemin bulma konusunda istekli olduğunu belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini ancak henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını açıkladı. Yaptırımların kısmen kaldırılması, ABD'nin İran'ın nükleer programını sınırlandırması karşılığında ekonomik baskıyı hafifletme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray'dan bir yetkili, bu adımın 'iyi niyet göstergesi' olduğunu ve müzakerelerin sürmesi halinde daha geniş kapsamlı yaptırım hafifletmelerinin gündeme gelebileceğini ifade etti.
Yaptırımlardan çıkarılan şirketler arasında İran Ulusal Petrol Şirketi'nin bazı yan kuruluşları ve İran Merkez Bankası'na bağlı finans kuruluşları da yer alıyor. Bu durum, İran'ın petrol ihracatını artırmasına ve bütçe açığını kapatmasına yardımcı olabilecek adımlar olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, yaptırımların kısmen kaldırılmasının İran ekonomisi üzerinde sınırlı ancak olumlu bir etki yaratacağını belirtiyor. Tahran yönetimi ise anlaşma sağlanana kadar uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdüreceğini sinyali veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasaları ve Ortadoğu dengesi
Yaptırımların kısmen kaldırılması, küresel petrol piyasalarında dengelenme beklentisini artırdı. İran'ın yaptırımlar öncesinde günlük 2,5 milyon varil olan petrol ihracatının, kısmi hafifletme ile birlikte 1,5 milyon varile çıkması bekleniyor. Bu durum, OPEC+ üretim kesintileri ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Uluslararası Enerji Ajansı, İran petrolünün piyasaya dönmesinin küresel arzı artırabileceğini ve fiyatları bir miktar düşürebileceğini öngörüyor. Bununla birlikte, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları tamamen kaldırması halinde İran'ın günlük 4 milyon varil ihracat kapasitesine ulaşabileceği belirtiliyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, ABD-İran yakınlaşması Suudi Arabistan ve İsrail'de endişeyle karşılanıyor. Suudi Arabistan, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından çekinirken, İsrail İran'ın nükleer programına yönelik askeri seçenekleri masada tutmaya devam ediyor. ABD'nin yaptırım hafifletme kararı, Körfez ülkelerinin İran ile ilişkilerini normalleştirme çabalarını da olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Çin ve Rusya, ABD-İran anlaşmasını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışabilir; Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran yaptırımlarını kısmen kaldırması, Türkiye için enerji arz güvenliği ve bölgesel ticaret açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, doğal gaz ve petrol ithalatında İran'a bağımlı olmasa da, komşusu İran'ın ekonomik rahatlaması sınır ticaretini ve enerji anlaşmalarını olumlu etkileyebilir. Ayrıca, ABD-İran arasında olası bir nükleer anlaşma, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki çıkarlarına da yansıyabilir; İran'ın bölgesel gerilimleri azaltması, Türkiye'nin PKK/YPG ile mücadelesinde dolaylı bir rahatlama sağlayabilir. Bununla birlikte, Türkiye'nin İran'a yönelik yaptırımlara uyum konusunda ABD ile olası bir gerilim yaşamaması için dikkatli bir denge politikası izlemesi gerekmektedir.