ABD Hazine Bakanlığı, 10 Temmuz 2025 Cuma günü İran'a yönelik yeni bir yaptırım paketi açıkladı. Yaptırımlar, İran'ın yeni lideri Ali Hamenei'nin oğlu Mücteba Hamenei ve Hizbullah'ın finans ağıyla bağlantılı 13 kişi ile kuruluşu kapsıyor. Bu adım, İran destekli grupların Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi. ABD Hazinesi, yaptırımların İran'ın bölgedeki vekil güçlere mali desteğini kesmeyi amaçladığını duyurdu.
Yaptırımların Odağı: Mücteba Hamenei ve Hizbullah Bağlantılı Ağ
Yaptırım listesinde, İran dini lideri Ali Hamenei'nin oğlu Mücteba Hamenei'nin yanı sıra, onun kontrolündeki şirketler ve Hizbullah'ın mali operasyonlarında kilit rol oynayan kişiler yer alıyor. Mücteba Hamenei, daha önce de ABD yaptırımlarına maruz kalmıştı ancak bu kez kapsam genişletildi. ABD Hazinesi, Mücteba Hamenei'nin İran Devrim Muhafızları ve Hizbullah'a fon aktarımında merkezi bir figür olduğunu belirtti.
Yaptırımlar ayrıca, Lübnan'daki Hizbullah'ın İran bağlantılı finansörlerini ve Yemen'deki Husilere para aktaran aracıları da hedef alıyor. ABD yetkilileri, bu kişilerin İran rejiminin bölgesel istikrarsızlık operasyonlarını finanse ettiğini ve yaptırımların bu akışı kesmeyi hedeflediğini vurguladı. Yaptırım uygulanan kişilerin ABD'deki tüm varlıkları dondurulacak ve Amerikan şirketlerinin bu kişilerle iş yapması yasaklanacak.
Bölgesel Boyut: İran'ın Vekil Güçleri ve Deniz Güvenliği Tehdidi
Bu yaptırım kararı, İran'ın Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde alındı. Son haftalarda, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları ve İran Devrim Muhafızları'nın tankerlere müdahalesi, uluslararası deniz ticaretini tehdit eder hale geldi. ABD, bu saldırıların İran'ın yeni lideri Ali Hamenei'nin talimatıyla yapıldığını iddia ediyor.
Analistler, yaptırımların sembolik olduğu kadar caydırıcı olmayı da hedeflediğini belirtiyor. İran ekonomisi zaten ağır yaptırımlar altında ezilirken, bu yeni adımın İran'ın döviz gelirlerini daha da kısıtlaması bekleniyor. Ancak Tahran yönetiminin yaptırımlara rağmen vekil güçlerine finansman sağlamaya devam edebileceği, alternatif kanallar kullanabileceği değerlendiriliyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, “İran rejimi, bölgedeki istikrarsızlık operasyonlarını finanse etmek için karmaşık bir mali ağ kullanıyor. Bugünkü yaptırımlar, bu ağı çökertmeye yönelik bir adımdır” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin durma noktasında olduğu bir dönemde bu yaptırımların mesaj niteliği taşıdığı belirtildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun yıllardır İran'a yönelik yaptırımların kendisini de ekonomik olarak etkilediğini savunuyor. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları, Türkiye ile ABD arasında zaman zaman gerginliğe yol açsa da bu yeni paketin doğrudan Türkiye'yi hedef almadığı görülüyor. Ancak Türkiye, Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliği risklerinden doğrudan etkileniyor; Türk bandıralı gemiler de bölgede tehdit altında. Ayrıca Türkiye, İran ile enerji ticareti ve doğalgaz ithalatı konusunda hassas. Yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin enerji maliyetlerini artırabilir ve Rusya'ya alternatif arayışlarını hızlandırabilir. Bölgesel istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarlarını da olumsuz etkileyebilir.