ABD hisse vadeli işlemleri Pazartesi günü düşüşle açıldı. Yatırımcılar, ABD ile İran arasında tırmanan karşılıklı saldırıları ve Hürmüz Boğazı'nın statüsüne ilişkin çelişkili bilgileri değerlendirdi. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemleri yüzde 1'in üzerinde kayıp yaşadı. Petrol fiyatları ise arz endişeleriyle yüzde 2'den fazla yükseldi.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki son kriz, Tahran'ın 28 Ocak'ta bir ABD insansız hava aracını düşürmesiyle başladı. ABD, misilleme olarak 1 Şubat'ta İran destekli milislere ait bir karargahı bombaladı. İran ise 3 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'nda bir ABD savaş gemisini taciz etti. Pentagon, boğazın güvenliğinin tehdit altında olmadığını açıklarken, İran Devrim Muhafızları geçişlerin engellenebileceğini ima etti.
Bu belirsizlik, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunun güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Brent petrolü varil başına 87 dolara, ABD ham petrolü ise 85 dolara yükseldi. Analistler, gerilimin daha da tırmanması halinde petrol fiyatlarının 100 doları görebileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişmeler, zaten yüksek seyreden jeopolitik risk primini daha da artırdı. Yatırımcılar, Orta Doğu'da olası bir geniş çaplı çatışmanın küresel büyüme üzerindeki etkilerinden endişe ediyor. S&P 500 endeksi haftaya yüzde 1,3 düşüşle başlarken, Nasdaq vadeli işlemleri teknoloji hisselerindeki satışlarla yüzde 1,5 geriledi. Güvenli liman talebiyle altın fiyatları yükselişe geçti. ABD 10 yıllık tahvil faizleri ise yüzde 3,9'a geriledi.
Uzmanlar, bu durumun küresel tedarik zincirlerinde yeni aksamalara yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet artışı bekleniyor. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerin ithalat faturalarının yükseleceğine dikkat çekiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkilenecektir. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütecek ve enflasyon baskılarını artıracaktır. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nda olası bir kriz, Türkiye'nin Basra Körfezi'ne olan deniz ticaretini sekteye uğratabilir. Türkiye'nin hem İran hem ABD ile ilişkilerini dengeleyerek diplomatik girişimlerde bulunması beklenebilir. Öte yandan, artan enerji maliyetleri Türkiye'nin Rusya ve Azerbaycan'dan aldığı gazın stratejik önemini daha da artıracaktır.