ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın 14 Temmuz’da düzenlenen hava saldırılarında sivil bir buğday depolama tesisinin hedef alındığına yönelik iddialarını kesin bir dille reddetti. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların İran’ın Suriye ve Irak’ta konuşlu askeri unsurlarına yönelik olduğu, sivil altyapının hedef alınmadığı vurgulandı. İran yönetimi ise, bölgedeki insani krizi derinleştiren bu eylemin uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Olay, ABD’nin Irak ve Suriye sınırındaki İran destekli milis gruplara yönelik hava operasyonları sırasında meydana geldi. CENTCOM, 14 Temmuz’da İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü’ne bağlı olduğu belirtilen ve ABD güçlerine insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenleyen iki askeri tesise saldırı düzenlendiğini açıkladı.
İran ise, saldırı sonucunda Suriye’nin doğusundaki Ebu Kemal bölgesinde bulunan bir buğday deposunun vurulduğunu ve bunun sivil altyapıyı hedef alan bir savaş suçu olduğunu iddia etti. Tahran yönetimi, uluslararası toplumu ABD’nin eylemlerine karşı harekete geçmeye çağırdı.
ABD yetkilileri ise, iddiaları araştırdıklarını ancak sivil bir hedefe yönelik herhangi bir kanıt bulunmadığını belirtti. CENTCOM Sözcüsü, “Saldırılarımız dikkatli bir şekilde planlandı ve yalnızca askeri hedefleri vurmak için tasarlandı. İran’ın sivil altyapıyı hedef aldığımız iddiaları asılsızdır” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, ABD ile İran arasında son haftalarda artan gerilimin bir parçası. ABD, İran destekli milis grupların Irak ve Suriye’deki ABD askeri üslerine yönelik İHA ve roket saldırılarını engellemek için 2021 yılından bu yana birkaç kez hava operasyonu düzenledi. Son saldırılar, milislerin ABD üssüne yönelik saldırılarının ardından geldi.
İran ise, ABD’nin bölgedeki varlığını istikrarsızlaştırıcı olarak nitelendiriyor ve saldırıların durmasını talep ediyor. Tahran, Suriye’de Esad rejiminin yanında savaşan İran destekli güçlerin ABD saldırılarına maruz kaldığını iddia ediyor.
Uzmanlar, İran’ın sivil kayıp iddialarının uluslararası kamuoyunda ABD’yi zor durumda bırakma amacı taşıyabileceğini belirtiyor. Öte yandan, ABD yönetimi, operasyonların askeri hedeflerle sınırlı olduğunu ve sivil kayıpların minimize edilmesi için her türlü önlemin alındığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin doğrudan taraf olmadığı ancak yakından takip ettiği bir bölgesel gerilime işaret ediyor. ABD-İran çatışmasının Suriye ve Irak’ta yoğunlaşması, Türkiye’nin güney sınırındaki istikrarı doğrudan etkileyebilir. PKK/YPG’nin de bölgede varlık gösterdiği düşünüldüğünde, ABD’nin İran hedeflerine yönelik operasyonları, sahada terör örgütlerinin de manevra alanını şekillendirebilir. Ayrıca, sivil altyapıya yönelik iddialar, Türkiye’nin Suriye’deki insani yardım operasyonları ve sınır güvenliği politikaları üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, bölgede gerilimin tırmanmasını istememekle birlikte, uluslararası hukuka uygun hareket edildiğinin teyit edilmesini beklemektedir.