Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), ABD ile İran arasında artan gerilim ve sıcak çatışmanın başta Ortadoğu ve Afrika olmak üzere birçok ülkede gıda fiyatlarında ciddi artışlara yol açtığını ve milyonlarca insanı gıda krizinin eşiğine getirdiğini duyurdu. WFP'nin yayımladığı raporda, çatışmalar nedeniyle tedarik zincirlerinin kesintiye uğradığı, temel gıda maddelerinin fiyatlarının son bir ayda yüzde 30 ila 50 oranında yükseldiği belirtildi. Özellikle Yemen, Suriye, Afganistan ve Somali gibi halihazırda kırılgan durumdaki ülkelerde durumun kritik boyutlara ulaştığı vurgulandı.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, 2020 yılının başında ABD'nin Bağdat'ta İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesiyle başlayan sürecin ardından defalarca tırmanmıştı. İran'ın misilleme saldırıları ve Körfez'de artan askeri faaliyetler, bölgedeki petrol ve gıda ticaretini doğrudan etkilemiş, birçok ülke ithalat bağımlılığı nedeniyle fiyat şoklarıyla karşı karşıya kalmıştı. WFP, çatışmanın gıda güvenliği üzerindeki etkisinin savaş alanının çok ötesine yayıldığını, nakliye maliyetlerinin artması ve sigorta primlerinin yükselmesiyle küresel gıda ticaretinin daraldığını ifade etti. Raporda ayrıca, İran'ın kendisinin de enflasyon ve yaptırımlar nedeniyle gıda ithalatında zorluk yaşadığı, bu durumun bölgesel ticareti daha da kırılgan hale getirdiği kaydedildi.
WFP İcra Direktörü David Beasley, yaptığı açıklamada, 'Savaşın bedelini en ağır ödeyenler her zaman olduğu gibi masum siviller oluyor. Artan fiyatlar ve aksayan tedarik zincirleri nedeniyle milyonlarca insan yeterli gıdaya erişemiyor. Bu bir gıda krizinden öte bir insanlık krizidir' dedi. Beasley, uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulunarak, çatışmanın sona erdirilmesi ve insani yardım koridorlarının açılması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran çatışması, küresel gıda piyasalarında önemli bir kırılma noktası yarattı. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, gıda üretiminde kullanılan gübre ve yakıt maliyetlerini artırırken, ulaşım maliyetleri de yükseldi. Özellikle buğday, mısır ve pirinç gibi temel gıdaların fiyatları, 2023 yılı sonundan bu yana sürekli artış gösteriyor. Dünya Bankası verilerine göre, küresel gıda fiyat endeksi son altı ayda yüzde 20'nin üzerinde yükseldi. En fazla etkilenen bölgeler arasında Ortadoğu, Afrika Boynuzu ve Güney Asya öne çıkıyor. Bu bölgelerde yaşayanların büyük bir kısmı gelirlerinin yüzde 50'sinden fazlasını gıdaya harcıyor ve fiyatlardaki bu artış, milyonları yoksulluk sınırının altına itiyor. WFP, şu anda dünya genelinde 345 milyon insanın akut gıda güvensizliği yaşadığını ve bu sayının çatışma nedeniyle 400 milyona ulaşabileceğini tahmin ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Ortadoğu'ya yakınlığı hem de bölgesel ticaret ağı nedeniyle ABD-İran krizinden etkileniyor. Gıda fiyatlarındaki küresel artış, Türkiye'de de enflasyonist baskıları artırıyor. Türkiye, buğday ve ayçiçek yağı gibi temel ürünlerde ithalata bağımlı olduğu için, uluslararası fiyat dalgalanmaları doğrudan iç piyasaya yansıyor. Ayrıca, İran ve Körfez ülkeleriyle olan ticaret hacmi, gerginlik nedeniyle daralma riski taşıyor. Bu durum, Türkiye'nin ihracat gelirlerini ve enerji maliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Ankara'nın arabuluculuk girişimleri ve insani yardım koridorlarının açılması için yürüttüğü diplomasi, bölgesel krizin yönetilmesinde kritik önem taşıyor.