ABD ile İran arasında İsviçre'de devam eden nükleer müzakereler, İran heyetinin oturumu terk etmesiyle krize sahne oldu. Görüşmelerin ilk gününde yaşanan bu beklenmedik gelişmeye rağmen, her iki taraf da hafta boyunca müzakerelerin süreceğini açıkladı. Yetkililer, İran'ın protestosunun ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni tehditleri ve ekonomik yaptırımların artırılmasına ilişkin açıklamalarına karşı bir tepki olduğunu belirtiyor. Tahran yönetimi, Trump'ın 'İran'ın nükleer programını tamamen sonlandırması' talebini kabul edilemez buluyor.
Görüşmelerin arka planı ve İran'ın tepkisi
İsviçre'nin Cenevre kentinde başlayan müzakereler, ABD ve İran arasında nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması amacını taşıyor. Ancak müzakerelerin başlamasından kısa bir süre sonra İran heyeti, ABD'nin 'yapıcı olmayan' tutumunu protesto ederek salonu terk etti. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 'ABD'nin tehditkâr dili ve yeni yaptırım tehditleri, müzakere ortamını zehirlemiştir' ifadelerini kullandı. Buna karşın, ABD tarafının temsilcisi ise müzakerelerin sürdüğünü ve tarafların masaya dönmeye hazır olduklarını kaydetti.
Görüşmelere aracılık eden İsviçreli diplomatlar, 'sürecin devam etmesi için tüm tarafların çaba gösterdiğini' vurgularken, İran'ın masadan kalkmasının ardından gayriresmî görüşmelerin sürdüğü belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, İran'ın özellikle Trump'ın sosyal medya üzerinden yaptığı 'İran'ı askerî olarak vurabileceklerine' ilişkin tehditler nedeniyle rahatsız olduğunu aktarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran müzakerelerinin akıbeti, sadece iki ülke için değil, tüm Ortadoğu ve küresel enerji piyasaları için kritik önem taşıyor. Trump yönetiminin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikası, İran'ın petrol ihracatını ciddi şekilde düşürmüş ve bölgedeki istikrarsızlığı artırmıştı. İran'ın nükleer programa ilişkin taviz vermeye yanaşmaması ise İsrail'i endişelendiriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'yi 'kararlı durmaya' çağırırken, Katar ve Pakistan gibi bölge ülkeleri arabuluculuk rollerini artırıyor. Ateşkes ve diyalog çağrıları yapan uluslararası toplum, İran ile ABD arasındaki gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe ediyor. İran'ın nükleer programı konusunda ilerleme kaydedilmemesi halinde, ABD'nin İran'a yeni yaptırımlar uygulaması ve hatta askerî seçenekleri masada tutması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran'la komşu olması hem de ABD ile stratejik ilişkileri nedeniyle bu gelişmelerden doğrudan etkilenecektir. İran'a yönelik yeni yaptırımlar, Türkiye'nin enerji tedarikini ve doğalgaz fiyatlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, bölgede tırmanan gerginlik, Irak ve Suriye'deki İran destekli gruplar ile Türkiye arasında çatışma riskini artırabilir. Diplomasi yanlısı bir tutum izleyen Ankara, müzakerelerin sürmesini desteklerken, hem ABD hem de İran'la diyalog kanallarını açık tutmaya çalışmaktadır. Bu süreçte Türkiye'nin arabuluculuk teklifleri yeniden gündeme gelebilir.