ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, bugün Temsilciler Meclisi Ödenek Komitesi'nde ifade vermeye hazırlanıyor. Başkan Donald Trump'ın 2027 mali yılı bütçe talebini savunacak olan Rubio’nun konuşması, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirme ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma müzakerelerinin tıkanma noktasına gelmesiyle kritik bir zamanlamaya denk geliyor. Beyaz Saray, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir anlaşma için bastırırken, Tahran yönetimi ise ön koşulsuz görüşmelerde ısrar ediyor. Rubio’nun ifadesinde, özellikle Orta Doğu'da artan gerilim ve enerji güvenliği konularına odaklanması bekleniyor.
Krizin arka planı: Hürmüz Boğazı ve müzakereler
İran ile yürütülen dolaylı müzakereler, son haftalarda önemli bir ivme kaybetti. ABD'nin, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırması ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik tehditleri sona erdirmesi talepleri, Tahran tarafından 'kabul edilemez' olarak nitelendirildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, dün yaptığı açıklamada, ''Müzakerelerin ilerlemesi için ABD'nin yaptırımları kaldırması ve askeri tehditlerden vazgeçmesi gerekiyor'' dedi. Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının devam edeceğini ve askeri seçeneklerin masada olduğunu yineledi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran'ın 2023 yılında Boğaz'ı birkaç kez ablukaya alma girişimleri, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olmuştu. Uzmanlar, müzakerelerin tıkanması halinde ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırabileceğini ve İran'a yeni yaptırımlar uygulayabileceğini belirtiyor.
Rubio'nun Kongre'deki sınavı
Rubio'nun bugünkü ifadesi, hem bütçe onayı hem de dış politika stratejisi açısından kritik. Demokrat üyelerin, İran politikasının başarısızlığı ve diplomatik yolların tükenmesi nedeniyle Rubio'yu sıkıştırması bekleniyor. Cumhuriyetçi kanattan ise daha sert bir İran politikası talep eden sesler yükseliyor. Komite üyesi Temsilci Karen Bass, ''İran'la diplomasi başarısız oldu; şimdi daha güçlü askeri caydırıcılığa ihtiyacımız var'' şeklinde konuştu. Beyaz Saray'ın 2027 bütçesinde, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri harekâtları için 15 milyar dolar ek fon talep ettiği biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran müzakerelerinin tıkanması, Türkiye için iki kritik riski beraberinde getiriyor. Birincisi, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğiyle ilgili bir kriz, Türkiye'nin enerji ithalatının yaklaşık %25'ini oluşturan İran ve Irak petrolüne erişimi tehdit edebilir. İkincisi, ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir istikrarsızlık dalgası yaratma potansiyeli taşıyor. Ankara, hem Washington hem de Tahran'la diyalog kanallarını açık tutarak krizin bölgeye sıçramasını engellemeye çalışıyor. Ancak mevcut tablo, Türkiye'nin 'denge siyaseti'ni daha da karmaşık hale getirecek gibi görünüyor.