ABD ile İran arasında haftalardır süren zorlu müzakerelerin ardından kritik bir mutabakata varıldı. İki ülke Pazar günü yaptıkları ortak açıklamayla, mevcut ateşkesi 60 gün daha uzatacak ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzaladı. Trump yönetimi anlaşmayı diplomatik bir zafer olarak selamlarken, Demokrat Parti cephesinden sert eleştiriler geldi; muhalefet anlaşmayı “teslimiyet” ve “aşağılanma” sözleriyle tanımladı.
Anlaşmanın arka planı ve kapsamı
Uzun süredir abluka altında tutulan ve dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, küresel enerji piyasalarında rahatlama yarattı. Mutabakata göre İran, boğazda güvenli geçişi sağlayacak; ABD ise belirli yaptırımları geçici olarak askıya alacak. Anlaşma metninde ayrıca bölgedeki diğer gerginliklerin diyalog yoluyla çözülmesi için bir mekanizma kurulması da yer alıyor. Ancak taraflar arasındaki nükleer müzakereler henüz mutabakata dahil edilmedi.
Trump yönetimi, anlaşmayı seçim vaadi olan “savaşları bitirme” söyleminin bir parçası olarak sunarken, özellikle Demokrat milletvekilleri, İran’ın baskı altında olmadığı bir ortamda yapılan bu anlaşmanın ABD’nin caydırıcılığını zayıflattığını savunuyor. Senato Dış İlişkiler Komitesi’nden bir Demokrat senatör, “Bu, terörizmi finanse eden bir rejime verilmiş tavizden başka bir şey değil” ifadesini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Mutabakat, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkelerinde temkinli karşılanırken, Avrupa Birliği anlaşmayı “gerilimi düşürücü bir adım” olarak memnuniyetle karşıladı. Rusya ise anlaşmanın sürdürülebilir olması için İran’ın güvenlik endişelerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, anlaşmanın petrol fiyatlarını kısa vadede aşağı çekebileceğini, ancak ABD iç siyasetinde yaratacağı tartışmaların anlaşmanın kalıcılığını gölgelediğini belirtiyor.
İran tarafı ise anlaşmayı “diplomatik bir başarı” olarak nitelerken, ülkedeki muhafazakar kanat ABD’ye güvenilmemesi gerektiği uyarısını yaptı. İran Dışişleri Bakanı, “Bu sadece bir başlangıç; asıl mücadele yaptırımların tamamen kaldırılması için olacak” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran mutabakatı, Türkiye’nin enerji tedariki ve bölgesel istikrar açısından kritik bir dönemece işaret ediyor. Hürmüz Boğazı’nın açılması, Türkiye’nin ithal ettiği petrolün önemli bir kısmının geçtiği bu rotada ticaretin normalleşmesini sağlayacak. Ayrıca Türkiye, İran ile komşuluk ilişkilerini ve enerji iş birliğini korurken ABD ile ittifakını da dengelemek zorunda. Anlaşmanın kalıcı olması halinde, Türkiye’nin bölgedeki arabuluculuk rolü güçlenebilir. Ancak ABD iç siyasetindeki kutuplaşma, anlaşmanın uzun vadede sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Türkiye, bu belirsizlik ortamında hem enerji güvenliğini hem de diplomatik esnekliğini korumak için alternatif koridorları da masada tutuyor.