ABD ve İran arasında Pazar günü açıklanan ancak içeriği henüz kamuoyuna yansımayan mutabakat zaptı (MOU), siyasi dünyada hararetli tartışmalara yol açarken, pazartesi sabahı küresel piyasalarda iyimser bir hava yarattı. Anlaşmanın detaylarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmaması, hem destekçileri hem de eleştirenleri spekülasyona itmiş durumda. Beyaz Saray ve Tahran yönetimi, anlaşmanın nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi kritik başlıkları kapsadığını ima etse de somut bir metin ortada yok.
Gelişmenin arka planı: MOU nedir ve neden gizli?
Mutabakat zaptı, iki ülke arasında Obama döneminde imzalanan ve Trump'ın 2018'de tek taraflı olarak çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) yeniden canlandırılmasına yönelik müzakerelerin bir ürünü olarak görülüyor. Ancak kaynaklar, bu belgenin eski anlaşmanın birebir kopyası olmadığını, uranyum zenginleştirme seviyeleri, yaptırımların kaldırılması ve İran'ın bölgesel faaliyetleri gibi konularda yeni düzenlemeler içerebileceğini belirtiyor.
Anlaşmanın gizli kalması, ABD iç siyasetinde büyük tepki çekiyor. Özellikle Cumhuriyetçi Parti, Başkan Biden yönetimini şeffaflıktan kaçmakla suçlarken, Demokratlar da İran'ın nükleer bomba kapısına dayandığı bir ortamda her türlü diplomatik adımın desteklenmesi gerektiğini savunuyor.
İran cephesinde ise Devrim Muhafızları'nın nükleer programa ilişkin son açıklamaları, Tahran'ın elini güçlendirmeye çalıştığını gösteriyor. Uzmanlar, MOU'nun İran'ın %60'a varan uranyum zenginleştirme oranını düşürme karşılığında, ABD'nin bazı yaptırımları kaldırmasını öngörebileceğini tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Piyasalar neden yükseldi?
Pazartesi günü Asya ve Avrupa borsalarında yaşanan yükseliş, anlaşmanın petrol piyasalarına olası etkisine bağlanıyor. İran'ın günlük 2,5 milyon varil ham petrol kapasitesinin bir kısmının uluslararası pazara dönmesi, petrol fiyatlarında düşüş beklentisi yarattı. Brent petrol varil fiyatı hafta başında %3 geriledi.
İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler ise anlaşmaya temkinli yaklaşıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını engellemeyen bir anlaşmanın kabul edilemez olduğunu yinelerken, Suudi yetkililer Körfez güvenliği açısından daha kapsamlı bir taahhüt beklediklerini ifade etti.
Avrupa Birliği ise memnuniyetle karşıladığı anlaşmanın uygulanması için teknik ekiplerin Tahran ve Washington arasında mekik dokuduğunu duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasında sağlanacak bir mutabakat, Türkiye için doğrudan enerji arz güvenliği ve komşu bölgelerde istikrar açısından kritik önem taşıyor. İran'a yönelik yaptırımların hafiflemesi, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol ithalatında maliyet avantajı sağlayabilir. Ayrıca, Suriye ve Irak'ta İran'la işbirliği yapan Ankara için bu anlaşma, bölgesel dengeleri yeniden şekillendirme potansiyeli barındırıyor. Ancak, ABD ile İran arasındaki olası bir uzlaşının, Türkiye’nin kuzey Suriye politikası gibi hassas konularda yeni baskılar yaratıp yaratmayacağı da takip edilmeli.