ABD yönetimi, İran'a Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırıları derhal durdurması ve boğazın tüm gemi trafiğine açık olması konusunda kamuoyuna taahhüt vermesi çağrısında bulundu. Reuters haber ajansına konuşan üst düzey ABD'li yetkililer, İran'ın ayrıca boğazdan geçişler için herhangi bir ücret talep etmeyeceğini de açıkça beyan etmesi gerektiğini vurguladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Washington'un bu taleplerinin uluslararası denizcilik hukuku ve küresel enerji arz güvenliği çerçevesinde ele alındığı belirtildi.
Küresel enerji koridoru Hürmüz'de gerilim tırmanıyor
Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, son haftalarda İran'ın ticari gemilere el koyması ve askeri tatbikatlarıyla yeniden uluslararası gündemin odağına yerleşti. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı'na göre, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'ne bağlı unsurlar, geçtiğimiz hafta içinde iki ticari gemiye müdahale etmeye çalıştı ve bir petrol tankerine el koydu. Tahran yönetimi ise bu eylemlerin, uluslararası hukuk kapsamında kıyı devleti olarak hakları olduğunu savunuyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki provokatif eylemleri, bölgesel istikrarı tehdit etmekte ve küresel enerji piyasalarında belirsizlik yaratmaktadır. Washington, Tahran'dan somut adımlar beklemektedir" ifadelerini kullandı. Uzmanlar, ABD'nin bu talebinin aslında İran'ın nükleer müzakerelerde elini zayıflatmaya yönelik bir hamle olduğunu yorumluyor.
Bölgesel güç dengeleri ve uluslararası tepkiler
Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, yalnızca ABD-İran ilişkilerini değil, aynı zamanda Körfez ülkelerinin enerji güvenliğini de doğrudan etkiliyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi büyük petrol ihracatçıları, boğazın güvenliğinin sağlanması için uluslararası topluma çağrı yaparken, Rusya ve Çin ise yaptırımlar ve tek taraflı taleplerle sorunun çözülemeyeceğini savunuyor. Avrupa Birliği, arabuluculuk çabalarını artırırken, İngiltere ve Fransa bölgeye savaş gemisi gönderme kararı aldı. Bu durum, İran'ın yıllardır savunduğu "Hürmüz'den geçiş hakkı uluslararası sularda serbest olmalı" tezini test ediyor.
Analistler, ABD'nin bu talebinin İran'ın ekonomik olarak sıkıştırılması stratejisinin bir parçası olduğunu ve Tahran'ın bu talepleri kabul etmesi durumunda bölgedeki caydırıcılık gücünün zayıflayacağını belirtiyor. Öte yandan, İran petrollerine uygulanan yaptırımların sıkılaştırılması ve boğazdaki güvenlik riskleri, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden ve İran'dan ithal etmekte; bu ithalatın büyük bölümü Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmektedir. Boğazın güvenliğinin tehlikeye girmesi, enerji fiyatlarında yükselişe ve arz kesintilerine yol açabilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik bu yeni talepleri, Türkiye'nin Tahran ile olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerini de doğrudan etkileme potansiyeli taşımaktadır. Ankara, bir yandan Batı ittifakı içindeki konumunu korurken, diğer yandan İran ile enerji iş birliğini sürdürme arayışında dengeli bir politika izlemek zorundadır.