ABD ve İran arasındaki gerilim, hafta sonu boyunca karşılıklı saldırılarla tırmandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Ürdün'deki bir askeri üsse düzenlenen ve iki Amerikan askerinin ölümüne yol açan saldırıya misilleme olarak İran hedeflerine yönelik hava operasyonları başlattığını duyurdu. CENTCOM açıklamasında, operasyonların kısmen İran'ı "cezalandırma" amacı taşıdığı belirtilirken, Körfez ülkeleri de İran'dan gelen saldırılara karşılık verdiklerini bildirdi. Çatışmalar Pazar günü de devam etti.
Gelişmenin Arka Planı
Olaylar, 28 Ocak 2024'te Ürdün'ün kuzeydoğusundaki Tower 22 olarak bilinen ABD üssüne yapılan insansız hava aracı saldırısıyla başladı. Saldırıda iki Amerikan askeri hayatını kaybederken, 30'dan fazla asker de yaralandı. ABD, saldırının arkasında İran destekli milis gruplarının olduğunu açıkladı. Bu, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısının ardından bölgede tırmanan gerilimin en kanlı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.
ABD Başkanı Joe Biden, saldırının ardından İran'a yönelik "katlı bir yanıt" sözü vermişti. CENTCOM, 3 Şubat 2024'te başlayan hava operasyonlarının, İran Devrim Muhafızları'na bağlı hedefleri ve İran destekli milis gruplarını vurduğunu açıkladı. Operasyonlarda Suriye ve Irak'taki noktalar hedef alındı. Pentagon'a göre, saldırılarda 7 tesiste 85'ten fazla hedef vuruldu. İran yanlısı kaynaklar, operasyonlarda en az 16 kişinin öldüğünü bildirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişmeler, Orta Doğu'da geniş çaplı bir çatışma endişesini artırdı. Irak, ABD saldırılarını kınayarak bunu "egemenlik ihlali" olarak nitelendirdi. Bağdat'taki resmi açıklamada, Irak-Suriye sınırındaki güvenlik güçlerine ait noktaların da vurulduğu belirtildi. Buna karşılık, İran Dışişleri Bakanlığı, ABD operasyonlarını "maceraperest adımlar" olarak değerlendirerek bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savundu.
Körfez ülkeleri ise İran'a karşı kendi savunma önlemlerini aldı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'dan gelen balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu. Yemen'deki İran destekli Husiler, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarını sürdürürken, ABD ve İngiltere Husilere karşı ortak operasyonlar düzenledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika dengelerini doğrudan etkilemektedir. Ankara, bir yandan Irak'ın kuzeyindeki PKK varlığına karşı operasyonlar yürütürken, diğer yandan İran sınırında istikrarın korunmasını önemsemektedir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Suudi Arabistan ile yakınlaşan ilişkileri, Körfez'in güvenlik dinamiklerinde Ankara'yı daha aktif bir konuma taşıyabilir. Bununla birlikte, ABD'nin bölgeden çekilme ihtimali veya İran'la sıcak çatışma, Türkiye'yi göç dalgası, enerji arzı güvenliği ve terörle mücadele gibi alanlarda zorlayabilir. Ankara'nın hem Washington hem de Tahran'la dengeli bir iletişim kanalı açık tutması beklenmektedir.