ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de İranlı yetkililerle yapılacak görüşmelerin önümüzdeki saatlerde başlayacağını açıkladı. Görüşmelerin ana gündem maddelerinin nükleer anlaşma ve Lübnan'daki ateşkes süreci olduğunu belirten Vance, “Bu müzakerelerde nükleer konuda ilerleme kaydetmeyi ve Lübnan ateşkes meselesinde yol almayı umuyoruz” dedi. Görüşmelerin, Tahran ile Washington arasında yıllardır süren gerilimin ardından doğrudan diyalog kanalı açma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Öte yandan stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerginlik, Trump yönetiminin 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle tırmanmış, iki taraf arasında doğrudan müzakereler uzun süredir yapılmıyordu. Ancak son haftalarda Ortadoğu'da artan gerilim, özellikle İsrail-Hizbullah çatışmalarının Lübnan'a sıçraması ve Hürmüz Boğazı'nın İran destekli güçler tarafından kapatılması, ABD'yi masaya oturmaya zorladı. Vance'in açıklaması, görüşmelerin başarılı olması halinde bölgesel istikrara katkı sağlayabileceğine işaret ediyor. Ancak İran'ın uranyum zenginleştirme programı ve bölgedeki vekil güçler konusunda ilerleme kaydedilmesi zor görünüyor.
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik su yolunu etkiliyor. İran'ın, boğazın kontrolünü elinde tutan askeri güçlere sahip olduğu biliniyor. Boğazın kapanması, küresel petrol fiyatlarını yukarı çekerken, ABD ve müttefikleri askeri seçenekleri de masada tutuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Görüşmelerin bir diğer önemli başlığı Lübnan'daki ateşkes. İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonları ve Hizbullah'ın karşı saldırıları, bölgeyi tam ölçekli bir savaşın eşiğine getirdi. ABD, İran'ın Hizbullah üzerindeki nüfuzunu kullanarak ateşkes sağlanmasını hedefliyor. Vance'in açıklaması, bu iki konunun birbirine bağlı olduğunu ve nükleer dosyada ilerleme olmadan Lübnan'da kalıcı bir barışın zor olacağını gösteriyor.
Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını yakından takip ediyor. Petrol fiyatları şu anda varil başına 92 dolar seviyelerinde seyrediyor. Analistler, müzakerelerden olumlu bir sinyal gelmesi halinde fiyatların 85 doların altına gerileyebileceğini, ancak başarısızlık durumunda 100 dolar sınırının aşılabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması ve ABD-İran görüşmeleri, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için petrol fiyatlarındaki artış cari açığı büyütebilir. Ayrıca Türkiye, hem ABD hem de İran ile diplomatik ilişkilerini sürdüren bir ülke olarak bu görüşmelerde arabulucu rolü oynayabilir. Ankara, bölgesel istikrarı yakından izlerken, kendi güvenliği açısından Irak ve Suriye'deki İran etkisini değerlendiriyor. Lübnan ateşkesi, Türkiye'nin Akdeniz politikası için de önem taşıyor.